"Bir hakikatin çok renklere girmesi"ne misal verebilir misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Bunun en güzel misalleri, Üstad Hazretlerinin On Yedinci Söz’ün sonunda, “dünya” için yaptığı farklı tariflerdir. Bunların hepsi hakikattir ve her biri hakikatin bir cihetini göstermektedir.
"Dünya bir kitab-ı samedânîdir. ...
Hem bir mezraadır...
Hem...âyineler mecmuasıdır...
Hem seyyar bir ticaretgâhtır...
Hem muvakkat bir seyrangâhtır...
Hem bir misafirhanedir..."(1)
“Hakikatin çok renklere girmesi”, güneş ışığının farklı renklerini hatırlatır. İnsanın elindeki bir alet güneş ışığının sadece bir rengini gösteriyorsa, bu adam güneşi o renkle tanır. Bu tanıma yanlış değildir, ancak noksandır. Bir başkasının aleti, daha farklı bir rengi gösterse, bu iki zatın güneş hakkındaki bilgileri birbirinden ayrı olur, ama her ikisi de doğrudur. Ancak, her iki bilgi de eksiktir. Gerçek bilgi, güneşe bütün renklerini gösterebilen bir aletle bakan kimsenin bilgisidir.
1) bk. Sözler, On Yedinci Söz.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Fil Neye Benzer?
Hintliler karanlık bir ahıra bir fil koyup o güne kadar hiç fil görmeyen insanları çağırarak bir deneme yaptılar.
Fili görmek için gelenler, ortamın karanlık olması sebebiyle hiçbir şey göremiyordu. Gözlerini kullanamayınca bu sefer el yordamıyla file dokunarak onun nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştılar.
Dışarıya çıktıklarında tek tek hepsine filin ne olduğu soruldu. Filin hortumuna dokunanlar, "Fil, oluğa benzer bir şeydir" dediler.
Kulağına dokunanlar, filin yelpazeye benzediğini; ayağını tutanlar, filin direğe benzediğini; sırtını elleyenler, tahtaya benzediğini söylediler.
Böylece herkes, filin neresine dokunduysa fili öyle sandı ve ona göre bir tarif getirdi. Her birinin anlattığı başka başka olup, hiçbirinin gerçek fille alakası yoktu.
Eğer bir mum yakıp onun ışığında baksaydılar, hepsi gerçek fili görür, ihtilaflar sona ererdi.
MESNEVİ'DEN ÖYKÜLER