"Bir küll ne şeye muhtaç ise, cüzü de o şeye muhtaçtır. Meselâ: Bir şecerenin meydana gelmesi için ne lâzım ise, bir semerenin vücuduna da lâzımdır." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Küll; “bütün” demektir, cüz ise “parça.” Mesela beden küll, parmak ise onun bir cüz’ü yani parçasıdır. Küll ağaç ise, her bir dalı birer cüzdür. Ağacı yapanla dalı yapan başka olamayacağı gibi, bedeni yapan başka, parmağı yapan başka olmaz. Zaten küll, cüzlerden meydana geliyor.

Bir cümle yazdığımızda, o cümle küldür, kelimeler ise cüz. Cümleyi yazan kim ise her bir kelimeyi yazan da yine odur.

Nev “küllîdir”, fert ise “cüz’îdir.” Küllî, nev’in ismidir, bir şahs-ı manevîdir, maddî bir cisim gibi değildir.

Küllîyi, yani nev’i kim yaratıyorsa, cüz’îyi, yani onun her bir ferdini de O yaratıyor. İnsan nev’ini yaratan kim ise, her bir insanı yaratan da yine O’dur.

Küll ile cüz  farklı isimlerle yâd edilirler, ama küllî ve cüz’î aynı isimle yâd edilir. İnsan üzerinde konuşacak olursak, insan bedeni kül, el  veya ayak ise birer cüzdür. Ne ele, ne de ayağa  “insan” denmez. Ama “insan nev’i” küllî bir mânadır, herbir insan ise o küllînin bir ferdidir. Bütün insanlara da, o tek insana da “insan” denilir. Yani, küllîye de cüz’îye de aynı isim verilir.

Âlem küll, arz ise ondan bir parça, bir cüz, bir menzildir. Bütün âlemi kim sevk ve idare ediyorsa yerküremizi de intizam altına alan odur. Bir evdeki eşyaların her biri farklı bir fabrikanın mamulü olabiliyor. Ama bu âlemdeki varlıklar öyle değil. Hepsi aynı fabrikanın mamülleri yahut aynı ağacın meyveleri gibi. Bir ağacın meyvesini ayrı, dallarını, gövdesini, köklerini ayrı düşünmek ve başka ilahlara isnad etmek aklen mümkün değildir. Bunların hepsi bir tek şeydir. Birini yapmak için tümünü yapmak gerekir.

Mesela, ağacın yeşermesi için hava lazım, su lazım, toprak lazım, güneş lazım, elementler lazım, hâsılı bütün kâinatın bir fabrika gibi çalışması lazım. Zira kâinat bölünmez ve parçalanmaz bir bütün gibidir, her şeyi her şeyle alakadardır. Kâinatın bir parçası çalışmasa ağaç hayat bulamaz. Demek ağacın hayatlanması, yeşermesi ve meyve vermesi için bütün kâinat çarklarının işletilmesi lazımdır.

Her şeyde Cenâb-ı Hakk’ın hem varlığı hem de birliği okunuyor. Birliğini okumada kullara kolaylık olsun diye Cenâb-ı Hak eşya arasında münasebetler kurmuş. Birine sahip olmak için hepsine sahip olmak lazım. Tümünü yapan kim ise birini yapan da o olacaktır.

Bir ağacın meyvesini tutup çekelim, dalından kopmadığını düşünelim. O zaman dalı hareket ettirmiş oluruz. Faraza, daha fazla çeksek ağacı sürüklemeye başlarız, ağaç arza bağlı olduğundun, o meyvenin arkasına arz küresinin tümü takılır gelir. Bir adım daha ilerisini hayal etsek, o meyveyi çektiğimizde güneşi ve sistemini harekete getiririz. Demek ki bir meyve müstakil bir varlık değil, güneş sistemi kimin eseri ise, meyve de onun mahlûku, onun san’atı, onun ihsanı.

Üstad Hazretleri kâinatı bir ağaca, elementleri dallara, bitkileri yapraklara, hayvanlara çiçeklere, insanları ise meyveye benzetiyor. İnsan kimin ise bütün bitkiler âlemi, hayvanlar âlemi ve elementler dünyası da onundur. Tümü bir araya gelmiş, aynı fabrikanın farklı çarkları gibi çalışmışlar da insan vücûda gelmiştir. Bu ise Allah’ın varlığına ve birliğine en büyük bir delildir.

Üstad Hazretleri bir başka risalesinde de “İnsan şu kâinat ağacının en son ve en cemiyetli meyvesi”(1) ifadesini kullanır. Buna göre, kâinatın meyvesi, kemal mânasıyla insan olmakla birlikte, başka canlılar da bir bakıma farklı birer meyvedirler.

Bütün insanları ve hayvanları yok kabul etsek ki, kâinatın böyle bir devresi geçmiştir, sadece bir tek bitki mevcut olsa, yine bütün bir kâinat o bitki için de lâzımdır. Güneşinden, havasından, suyundan gece ve gündüze kadar her şey olacaktır ki, o bitki vücut bulabilsin. Öyleyse bütün bunlar küll, o tek bitki bir cüz olarak düşünülür ve o bitkiyi yapan ancak bütün bir kâinatı yaratan olabilir.

(1) bk. Şualar, On Birinci Şua, Yedinci Mesele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...