Biz de Üstad gibi, "Ecel birdir tagayyür etmez." diyerek, kendimizi muhafazaya çalışmadan hareket edebilir miyiz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvelâ; sebeplere ve imkânlara müracaat etmek fıtraten vacibtir. Bu vacib ifa edilmeden yapılan bütün teşebbüsler yanlış, abes ve hatalıdır. Sebepleri atlayarak yapılan tevekkül, tevekkül değil, tembellik ve tedbirsizliktir ki, bu caiz değildir.

İkincisi,

“Allah yolunda malınızı harcayın da kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın ve hep güzel davranın. Çünkü Allah güzel hareket edenleri sever." (Bakara Suresi, 2/195)

Bu ayet insanın tedbirsiz bir şekilde rastgele hareket etmesini kerih görüyor. Ben nasıl olsa Allah yolundayım, diyerek kendimizi tehlikeye atmamız uygun değildir.

İnsan, karşılaştığı her hangi bir meselede kendisine bir vazife düşüyorsa ve alması gereken bir tedbir varsa bunu en iyi bir şekilde yerine getirir. Zira çok iyi bilir ki, kendi vücudu da, aile fertleri, malı, mülkü, makamı ve mevkii de birer emanettirler.

Üçüncüsü, fedakârlık ancak sebepler sukut ettiği, başka bir çıkış yolu kalmadığı zaman güzeldir. Sebepler sukut etmeden yapılan fedakârlık ve meydan okuma kahramanlık değil, akılsızlıktır.

Dördüncüsü, Üstad Hazretleri hem sebeplerin sukut etmesi hem de İslam’ın izzetini muhafaza etmek için meydan okumuş ve ölümü hafife almış. Şayet o şartlar ve o zemin bizde de hâsıl olursa, o zaman Üstad Hazretlerini taklit edebiliriz. Yoksa "Madem Üstad Hazretleri böyle yapmış ben de yaparım" demek doğru değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 7.195
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

abdurahmann
masaallah! Allah razi olsun abilerimizden.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...