"Elmanın yüzünde bulunan sikke-i fıtrat ve hatem-i hikmet ve turra-i samediyet ve mühr-ü rahmet, bütün elmalarda..." Buradaki tabirlerin ve birlikte kullanımlarının izahını yapar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Çünkü o elmanın yüzünde bulunan sikke-i fıtrat ve hâtem-i hikmet ve turra-i samediyet ve mühr-ü rahmet, bütün elmalarda ve sair meyvelerde ve bütün nebatat ve hayvanatta bulunduğundan o tek elmanın hakiki maliki ve sanii, elbette ve her halde o elmanın emsali ve hemcinsi ve kardeşleri olan bütün sekene-i arzın ve onun bahçesi olan koca zeminin ve onun fabrikası olan ağacının ve onun destgâhı olan mevsiminin ve onun terbiyegâhı olan bahar ve yazın Mâlik-i Zülcelali ve Hâlık-ı Zülcemali olacak; başka olamaz." (Şualar, Yedinci Şua)

Sikke: Nereye ve kime ait olduğunun bilinmesi için konulan işaret, mühür. Sahibini gösteren damgadır. Hâtem: Mühür ve tescil. En son vurulan mühürdür. Turra: Mühür, padişah damgası, padişah imzası manalarını taşımaktadır.

Sikke, hatem, turra gibi kavramlar, taklidi mümkün olmayan mucizeliği ifade ediyorlar. Mesela, bütün akıl sahiplerinin bir araya gelip bir sineği yaratamaması, sineğin üzerine vurulan bir sikkesi, bir hatemi, bir turrası ve bir mucizesi niteliğindedir.

Bu açıdan bakıldığında kâinatın her tarafının bu sikke, hatem, turralarla çevrili olduğunu, şirke kapı açacak küçük bir nokta küçük bir deliğin dâhi olmadığını görüyoruz.

Her şeyin fıtratı yani yaratılışı taklidi mümkün olmayan birer mucizedir. "Sikke-i fıtrat" tabiri ise bu inceliğe işaret ediyor. Mesela bir sineğin, bir karıncanın bir arının yaratılışı ya da yaratılış özellikleri hep birer mucizedir, hiç kimse bu mucizeyi taklit edemez.

Hâtem-i hikmetteki hatemde yine taklidi mümkün olmayan mucizeliği ifade eder. Lakin hikmet ifadesi yaratılan her şeyin muazzam bir hikmet, fayda ve işlevsel olarak yaratıldığını gösteriyor. Yani kâinatın neresine bakarsak bakalım muazzam bir hikmet üzere yaratıldığını ve bu hikmetlerinde mucize seviyesinde olduğunu gösteriyor. Ve Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden en kuvvetli delillerden birisi de yine hikmettir.

Mühr-ü rahmette yine hikmet gibi Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden kuvvetli delillerden birisidir. Yeryüzünde milyonlarca yavruların düzenli ve mükemmel bir şekilde süt gibi güzel bir besin ile beslenmeleri, İlahi şefkatin yavrular üzerinde görünen birer mührü birer mucizesi niteliğindedir. Aynı şefkat mührü Güneş'in canlıları ısıtma ve ışıklandırma işleminde de tecelli etmektedir.

Turra-i samediyetteki samediyet, her şeyin, Cenâb-ı Hakk’a muhtaç olduğu hâlde, onun hiçbir şeye ihtiyacının olmamasıdır. Turra-i samediyet cilvesi ise kâinatta bütün hayat sahibi mahlukatta açık olarak görülmektedir. Çünkü bütün mahlukat özellikle insan, hayvan ve bitkiler her şeye muhtaçtır.

Her şeyin her halinde her vasfında her durumunda Allah’a muhtaç olması ve onun isim ve sıfatları ile kaim olmaları samediyet mucizesi oluyor.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Hatem, sikke, imza, mühür, turra" arasında ne gibi farklar vardır?

- "Her biri birer turra, birer sikke gibi, o gaybî Zat’tan haber veriyorlar." cümlesindeki "turra" ve "sikke" tabirlerini açar mısınız?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Mütefekkir yolcu

Allah razı olsun daha iyi anladım.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...