"Bu gelen gece olan Leyle-i Berat, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderat-ı beşeriyenin programı nev’inden olması cihetiyle, Leyle-i Kadrin kudsiyetindedir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Berat: Kelime olarak nişân, rütbe, imtiyaz ve taltif için verilen resmi kâğıt manalarına geliyor.

Bu gecede bütün mahlûkatın bir yıllık amelleri, ömürleri ve rızıkları bir bilanço şeklinde çıkarılıp yeniden tanzim edilir. Allah bu mübarek gecede mahlûkatının başına gelecek bir yıllık hâdisatı meleklere talim edip tanzim ettiriyor.

Koca ağacın tarihçe-i hayatı, bütün planı küçücük çekirdeği içine nasıl dürülüp yerleştiriliyor ise, bu mübarek gece de bir çekirdek hükmüne geçip bir senelik bütün hâdisat tanzim ediliyor.

Biz bu geceyi güzel değerlendirirsek, o yılki ömrümüz de güzel, feyizli ve bereketli olur. Yani o gece berat nişanesini alabilirsek, o yılki maddî ve manevî bela ve musibet, elem ve hastalıklardan azade kalabiliriz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 13.573
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

artiha

Mukadderat-ı beşeriyenin programı, cüzi ve külli iradeyi gözetir. Zaten cüz-ü ihtiyarî, kadere münâfi değil. Belki kader, ihtiyarı teyid eder. Bununla beraber, ona tabiiyeti var.  Beşeri münasebet henüz tahakkuk etmese de, ona dair hüküm va'z edilir. Müşrikler içinde, o zamanda saff-ı sahabede bulunan ekâbir-i sahabeye istikbalde mukabil gelecek Hazret-i Hâlid gibi çok zatlar bulunduğundan, şanlı ve şerefli olan istikballeri nokta-i nazarında bütün bütün izzetlerini kırmamak için, hikmet-i İlahiye, hasenat-ı istikbaliyelerinin bir mükâfat-ı muaccelesi olarak mazide onlara vermiş, bütün bütün izzetlerini kırmamış. Kader geçmiş ve gelecek her şeyi kuşatır ve ona göre takdir eder. Nebâtâtın tohumları ve çekirdekleri, onların niyetleridir. Meselâ, kavun, kalbinde, nüveler suretinde bin niyet eder ki, “Yâ Hâlıkım! Senin Esmâ-i Hüsnânın nakışlarını yerin birçok yerlerinde ilân etmek isterim.” Cenâb-ı Hak, gelecek şeylerin nasıl geleceklerini bildiği için, onların niyetlerini bilfiil ibadet gibi kabul eder. Bu nedenle yalnız aczini izhar edip, dua ile Ona iltica etmeli, rububiyetine karışmamalı. Tedbiri Ona bırakmalı, hikmetine itimad etmeli, rahmetini itham etmemeli. Zira bizi bizden ziyâde düşünür. Nefsine olan muhabbeti icab ettiren nefsin sana olan kurbiyeti ise, Hâlık'ına muhabbetin daha fazla olmalıdır. Çünkü nefsinden o daha karîbdir. Evet, senin fikrin, ihtiyarın idrâk edemedikleri sendeki mahfiyat, Hâlık’ın nazarı ve ilmi altındadır.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...