Burada ifade ettiği tamimden hiçbir şeyin, hiçbir ferdin tahsisi ve daire-i şümulünden ihracı yoktur. Bu itibarla مَا مِنْ عَامٍ اِلاَّ وَقَدْ خُصَّ مِنهُ الْبَعْضُ olan kaide-i külliyeyi tahsis ediyor. Cümlesini açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“O, her şeyi hakkıyla bilendir.”(Bakara Sûresi, 2/29)

“Külli” her şey demektir ve istisnasız tamimi ifade eder. Yani onun ilminden hiçbir şey hariç kalamaz. Her şey kapsamına, Vacip, yani Allah’ın Zatı ve sıfatları; mümkün, yani varlık ve yokluğu müsavi olan her mahluk; münteni, yani varlığı imkansız olan şeyler de dahildir. Yani Allah kendini, mahlukatı ve vücuda çıkması imkansız olan şeyleri de en ince ayrıntıya kadar bilir demektir; burada istisna küfür olur. Yani her şeyi bilir, ama şunu bilemez demek inkara kapı açar.

Her umumî kâidenin bir istisnâsı vardır.” prensibini, bu ayet Allah hakkında istisna kılıyor. Yani bu prensip Allah hakkında cari bir prensip olamaz demektir. Allah’ın ilminde istisna yapmak küfürdür.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...