İhlas suresinde neden bilhassa rububiyyet ve kayyumiyyete dikkat çekilmiş; hallakiyyet, rezzakiyyet, ulûhiyyet manaları neden nazara verilmemiştir? Risaleler ışığında nasıl izah edersiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kayyumiyet, her şeyin Allah’ın kudreti ile ayakta durması manasındadır. Yani atomdan ta galaksilere kadar her şey varlığında ve hareketlerinde hepsi Allah’ın kudreti ile vardır ve O’nun kuvveti ile hareket ediyorlar. Allah kudretini bir an bu kâinattan ve varlıklardan çekse, her şey helak olur. İşte kudretin kâinat ile olan bu münasebetine kayyumiyet deniliyor. Bu sıfatın bütün kâinattaki azametli tecellisine vahidiyet, kâinatın misal-i musağğarı yani küçük bir misali olan insanda veya zihayatta tecelli etmesine de ehadiyet, yani cemal ve rahmet tecellisi denir.

"Bizatihi kâimdir, dâimdir. Bâkidir. Bütün eşya O'nunla kaimdir, devam eder... ve vücudda kalır, beka bulur. Eğer kâinattan bir dakikacık olsun, o nisbet-i kayyumıyet kesilse, kâinat mahvolur."(1)

Bütün mevcudat Cenab-ı Hakk’ın kayyumiyetiyle ayakta durmaktadır, yani O’nunla kaimdir. Atom sistemlerinden galaksilere, zerrelerden güneş sistemine kadar her şeyin kıyamı, devam ve bekası Kayyûm ismine istinad etmektedir. İnsan da Kayyûm isminin bir cilvesine mazhar olan ruh ile ayakta durmaktadır. Kâinat bir cihetle insanla kaimdir. Zira insan âlemin en münevver meyvesidir. Allah u Azîmüşşân bütün eşyayı sırr-ı kayyûmiyetle ayakta tutmakta, beka ve kıyam vermektedir. Sırr-ı Kayyûmiyet'e nisbeten az-çok, cüz-küll birdir. Atom sistemi ile güneş sistemi arasında hiçbir fark yoktur.

Celal sıfatında azamet ve kibriya, cemal sıfatında ise ikram ve şefkat hükmediyor. Dev galaksilerin ve yıldızların Allah’ın kudret elinde bir sapan taş gibi döndürülmesi, O’nun azametini gösterdiği ve kayyumiyetini ilan ettiği gibi, bir insanın midesini tanzim etmesi de kayyumiyetinin, şefkat ve merhametinin tezahürüdür.

Rububiyet, Cenab-ı Hakk'ın her zaman, her yerde her mahlûka, muhtaç olduğu şeyleri vermesi, terbiye ve tedbir etmesidir. Terbiye ve tedbirin en mühim unsurları ise şefkat, hikmet ve adalettir. Terbiye ve idare bu üç ismin tecellisidir.

Biz rububiyeti ekseriyetle bir insanın beslenip büyütülmesi şeklinde anlarız, lakin fiilerde Allah’ın diğer isimleri de tecelli eder. Mesela, bir bedenin gelişmesinde ve büyümesinde âzalar hikmetli ve adilane tertip edilmez ise, bu hikmetsiz olur. Bütün âzalarımızın yerli yerinde olması ve çok ölçülü bir şekilde tanzim edilmesi adalet ve hikmetin tezahürüdür. Mesela, kulağımız deve kulağı kadar, dişlerimiz fil dişi kadar büyük olsaydı çok hikmetsiz ve çok çirkin olurdu.

Kayyumiyet ve rububiyet tevhidin iki mühim esasıdır; kâinatın her noktasına nüfuz edip, tevhid namına zapt etmiştir.

(1) bk. Lem'alar, Otuzuncu Lem'a, Altıncı Nükte.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)
evet şimdi oldu afaki ve enfüsi alemlerdeki rububiyet ve kayyumiyetin izahı meseleyi halletti. Teşekkür ederim.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...