"Cenab-ı Hak da müminlerin zaferiyle onların ümitlerini yese çevirmiştir ve Müslümanların galebesiyle onların husumetlerini haset ve kine kalb etmiştir." Ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Vakta ki, onlar marazlarını teşhis edip tedavisi talebinde bulunmadılar; sanki, ihmallik yüzünden ziyadesini talep etmişlerdir. Cenâb-ı Hak da mü’minlerin zaferiyle onların ümitlerini ye’se çevirmiştir ve Müslümanların galebesiyle onların husumetlerini haset ve kine kalb etmiştir. Sonra da onların maruz kaldıkları o yeis ve kinden doğan korku, za’fiyet ve zillet emrazlarını onların kalblerine istilâ ettirmekle marazlarını ziyadeleştirdi." (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi, 9 ve 10. Ayetlerin Tefsiri)

Bu ifade, Bakara Sûresi’ndeki münafıkların psikolojisini ve İslam’ın ilk dönemindeki sosyo-politik dengeleri tahlil ederken ufuk açıcı bir hakikati ortaya koyar. Bu tespiti, insan psikolojisi ve âdetullah (Allah'ın kâinatta koyduğu kuralları) çerçevesinde şu şekilde izah edebiliriz:

Ümidin Yeise (Ümitsizliğe) Dönüşmesi:

Münafıklar ve İslam düşmanları, başlangıçta Müslümanların zayıflığını, azlığını ve maruz kaldıkları baskıları görerek İslamiyet’in kısa sürede sönüp gideceğini ümit ediyorlardı. Ancak Cenab-ı Hak, müminlere Bedir gibi, Mekke'nin fethi gibi büyük zaferler ve inkişaflar nasip edince, karşı tarafın Müslümanları yok etme ümitleri tamamen kırıldı ve yerini derin bir "yeise" (ümitsizliğe, çaresizliğe) bıraktı.

Husumetin Hasede ve Kine Kalb Olması (Dönüşmesi):

Bir düşman, karşısındakini kendisinden zayıf gördüğünde ona karşı "husumet" (açık bir düşmanlık ve kibirli bir meydan okuma) besler. Fakat düşmanlık ettiği kitle kendisinden daha üstün, daha galip ve daha muvaffak bir konuma yükselirse, o husumet şekil değiştirir; içten içe kemiren bir haset (çekememezlik) ve gizli bir kine dönüşür. Çünkü artık açıkça alt edemedikleri bir gücün büyümesini çaresizce izlemek zorunda kalırlar.

İlahi Bir Tokat Olarak Psikolojik Azap:

Ayet-i kerimede münafıklar için "Kalplerinde bir hastalık vardır, Allah da hastalıklarını artırmıştır." (bk. Tevbe, 9/125) buyrulur. Bediüzzaman Hazretleri bu cümlesiyle, Müslümanların kazandığı her başarının, onlara hile yapanların kalbindeki haset ve kin mikrobunu daha da büyüterek onları kendi iç dünyalarında nasıl bir manevi azaba mahkum ettiğini gösterir.

Netice-i Kelam: Müminlerin ihlas, sebat ve gayretle elde ettikleri her zafer, sadece fiziki bir başarı değildir; aynı zamanda batıl ehlinin bütün stratejilerini, ümitlerini ve psikolojilerini yerle bir eden ilahi bir tecellidir. Hakikat galebe çaldıkça, batılın kibri ezilir ve yerini için için yanan bir haset ateşine bırakır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 25
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...