"Cenab-ı Hakk'ın sana verdiği mahz-ı nimet olan vücut mertebelerine mukabil şükretmeyerek, imkanat ve ademiyat nevinde ve senin eline geçmediği ve sen layık..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Ey insan-ı müştekî! Sen mâdum kalmadın, vücut nimetini giydin, hayatı tattın, câmid kalmadın, hayvan olmadın, İslamiyet nimetini buldun, dalalette kalmadın, sıhhat ve selamet nimetini gördün ve hakeza..."
"Ey nankör! Daha sen nerede hak kazanıyorsun ki, Cenâb-ı Hakk'ın sana verdiği mahz-ı nimet olan vücut mertebelerine mukabil şükretmeyerek, imkânat ve ademiyat nevinde ve senin eline geçmediği ve sen layık olmadığın yüksek nimetlerin sana verilmediğinden, batıl bir hırsla Cenâb-ı Hakk'tan şekva ediyorsun ve küfran-ı nimet ediyorsun?" (Mektubat, Yirmi Dördüncü Mektup, Birinci Makam.)
Allah’ın insana vermiş olduğu varlık, hayat, ruh, insaniyet ve iman gibi küllî ve büyük nimetler birer vukuattır ve büyük bir şükür gerektirir. Bunun şükrünü eda etmeden, insanın verilmemiş bir nimete gözünü dikerekt, isyan şeklinde "Allah neden bana şu şu nimetleri vermedi?" demesi nankörlüktür ve edebsizliktir.
İmkânat ve ademiyat, insana henüz verilmemiş ve onun da hak etmediği nimetler manasına gelmektedir. Verilmiş nimetlere şükretmeyen insanın, verilmemiş nimetlere gözünü dikerek isyanvarî bir şekilde Allah’a karşı saygısızlık etmesi iman ve kullukla asla bağdaşmaz.
İnsan hiç durmadan gece gündüz ibadet edip şükretse, yine de Allah’ın peşinen verdiği nimetlerin şükrünü ede edemez. Öyle ise insanın hak etmediği başka nimetleri hırsla ve mütehakkimane istemesi, tam bir cehalet ve nankörlüktür.
Üstad'ımız bu ince meseleyi şu temsil ile akla yaklaştırıyor:
"Acaba bir adam, minare başına çıkmak gibi âli derecatlı bir mertebeye çıksın, büyük makam bulsun, her basamakta büyük bir nimet görsün; o nimetleri verene şükretmesin ve desin: 'Niçin o minareden daha yükseğine çıkamadım?' diye şekva ederek ağlayıp sızlasın; ne kadar haksızlık eder ve ne kadar küfrân-ı nimete düşer, ne kadar büyük divanelik eder; divaneler dahi anlar." (bk. age., ay.)
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü