Block title
Block content

CERBEZE

 
Cerbeze, aklın ifrat halidir. Böyle bir akıl, batılı hak, eğriyi doğru gösterir. Cerbezenin şe’ni, bir kötülüğü büyüterek iyiliklere galip etmektir.

Pek çok iyilikleri ve bir tek kötülüğü olan bir insan, cerbezeli biri tarafından çok kötü olarak takdim edilebilir.

Risale-i Nur’da cerbeze için şu tarif getirilir:
“Hakkı bâtıl, bâtılı hak suretinde gösterecek kadar aldatıcı bir zekaya mâlik olmak.” (İşaratü’l-İ’caz)

Bir misâl: Avrupa hayranı birisi, orada gördüğü bütün güzellikleri övgülerle sıralar, sonra başlar bizdeki noksanlıkları tek tek anlatmaya. Ve ortaya öyle bir tablo çıkar ki, sanki bütün güzellikler orada, bütün çirkinlikler de bizde toplanmıştır. İşte bu, tam bir cerbeze halidir.

Risale-i Nur’da, konunun bir başka yönü şöyle nazara verilir:
“Cerbezenin tavr-ı acibi; zaman ve mekânda müteferrik şeyleri toplar, bir yapar. O siyah perde ile her şeyi temaşa eder.” (Münazarat)

Bediüzzaman’ın bu ifadeleri, bazılarının hacılara sıkça çatmasını hatırlatır. Burada da bir cerbeze söz konusudur. İnsan kuldur, hata yapabilir. Ama bu hatayı yapan hacı ise hata, doğrudan, hacılar hanesine yazılır. Bütün hacıların işledikleri hatalar aynı hanede toplânır ve büyük bir hata kümesi ortaya çıkar. Sonunda, “İşte bütün bu hataları işleyenler hep hacılardır” denilerek hac ibadetine hücum edilir.

Bu gibi sözleri dinleyen şahıs düşünemez ki, bu hataları farklı şahıslar işlemişlerdir ve bunları alt alta koyup toplamanın mantıkî bir yönü yoktur.
Aynı mantığa göre, bütün insanların işledikleri cinayetlerin, yaptıkları hataların, ettikleri zulümlerin tamamını toplayıp insanlığı itham etmek gerekir.
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 7737 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...