CERBEZE

"Hakkı bâtıl, bâtılı hak suretinde gösterecek kadar aldatıcı bir zekâya mâlik olmak.“ (İşaratü’l-İ’caz)

ALDATICI ZEKÂ

Nur Külliyatı’nda cerbezenin, "kuvve-i akliyenin ifrat mertebesi" olduğu ifade edilir:

Münazarat’ta konunun bir başka yönü şöyle nazara verilir:

"Cerbezenin tavr-ı acibi; zaman ve mekânda müteferrik şeyleri toplar, bir yapar. O siyah perde ile her şeyi temaşa eder."

Üstadın bu ifadeleri, bazılarının hacılara çatmasını hatırlatıyor. Burada da bir cezbeze söz konusudur. İnsan kuldur, hata yapabilir. Ama bu hatayı yapan hacı ise, hata, her nedense, doğrudan, “hacılar hanesine” yazılır. Bütün hacıların işledikleri hatalar aynı hanede toplanır ve denilir ki “İşte bütün bu hataları işleyenler hep hacılardır.”

Bu gibi sözleri dinleyen şahıs düşünemez ki, bu hatalar farklı şahıslardan sudur etmiştir ve bunları alt alta koyup toplamanın mantıkî bir yönü yoktur.

Nur Külliyatı’ndan bir başka cümle:

"Cerbezenin şe’ni, bir seyyieyi sünbüllendirerek hasenata galib etmektir." Münazarat

Cerbezeci insan, bir mü’minden bir tek kötülük görmüşse, bunu çoğaltır, büyütür ve onun bütün iyiliklerini bu tek kötülükle örtmek ister. Bu ise büyük bir zulümdür.

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...