Block title
Block content

"Değil ruh-u beşer, hattâ en basit tabakat-ı mevcudat dahi, fenâ için yaratılmamışlar, bir nevi bekàya mazhardırlar. Hattâ, ruhsuz, ehemmiyetsiz bir çiçek dahi, vücud-u zâhirîden gitse, bin vech ile bir nevi bekàya mazhardır." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Beka, çoğu zaman “devam” mânasında da kullanılmaktadır. Güneşten henüz kopan bir ateş kümesinden, daha sonra suyun, toprağın, taşların yaratılmış olması ve onların kazandıkları bu yeni mahiyeti devam ettirmeleri bir nevi bekaya mazhar olmaları demektir. Yani, dünkü ateş bugün deniz olduktan sonra bu mahiyetini devam ettirir, kıyamete kadar deniz olarak kalacaktır. Bu da bir nevi bekaya mazhar olmak demektir. Aynı şekilde, taşın, toprağın ve onları kuşatan havanın da aslî mahiyetlerinin hiç değişmemesi, onların da bir nevi bekaya mazhar olmaları demektir.

Daha sonra, her biri ne olduğundan habersiz olarak belli bir terbiyeden geçirilen bu varlıklardan, canlıların yaşamasına elverişli bir mekân olarak şu dünya yaratılmış, onda ilk önce bitkiler hayat sürmeye başlamıştır. Bunlar bir süre yaşadıktan sonra, bütün özelliklerini tohumlarına bırakmak suretiyle bir nevi bekaya mazhar olmuş olurlar.

Cümlenin devamında bu hakikat şöyle ifade edilmektedir:

“Çünki sureti, hadsiz hâfızalarda bâki kalır. Kanun-u teşekkülâtı, yüzer tohumcuklarında beka bulup devam eder.”(1)

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, Birinci Esas.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...