"Demek, suver-i Kur’aniyenin en parlağı olan Sure-i Yusuf’un en parlak nuru olan Hazret-i Yakub’un (a.s.) şefkati,.." En parlak sure, Yusuf Suresi mi? Bunu nasıl anlamamız gerekiyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Yusuf Suresi, Kur'an-ı Kerim'de AHSENÜ'L-KASAS olarak vasıflandırılıyor. "Suver-i Kur'an'iyenin en parlağı" derken, Kur'an'ın bu ayetinden yola çıkılmıştır. Kur'an'ın bu sure için en "Güzel Kıssa" ismini vermesinin sebebi ise Yakub (as)'ın şefkatidir.

Bu surede hasedin neticesinin pişmanlık, sabrın sonunun zafer, eza ve cefanın neticesinin sürur, hilenin neticesinin felaket, ayrılığın neticesinin de kavuşma olduğu ders verilmektedir. Alınması gereken en mühim derslerden biri ise Cenab-ı Hakk’ın bir kimseye hayır dilemesi halinde hiçbir gücün ona mani olamayacağıdır.

Bu konuyla alakalı Yirmi Üçüncü Mektub'tan aldığımız aşağıdaki kısma bakabilirsiniz:

"Yedinci Meselenize bir Sekizinciyi ben ilave ediyorum. Şöyle ki:"

"Bir iki gün evvel bir hafız, Sûre-i Yusuf’tan bir aşir, ta تَوَفَّنِى مُسْلِمًا وَاَلْحِقْنِى باِلصَّالِحِينَ 'e kadar okudu. Birden ani bir nükte kalbe geldi. Kur’an’a ve imana ait her şey kıymetlidir; zahiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir. Öyle ise, 'Şu küçük bir nüktedir; şu izaha ve ehemmiyete değmez.' denilmez. Elbette şu çeşit mesailde en birinci talebe ve muhatap olan ve nüket-i Kur’aniyeyi takdir eden İbrahim Hulusi, o nükteyi işitmek ister. Öyle ise dinle:"

"En güzel bir kıssanın güzel bir nüktesidir. Ahsenü’l-kasas olan kıssa-i Yusuf Aleyhisselamın hatimesini haber veren َوَفَّنِى مُسْلِمًا وَاَلْحِقْنِى باِلصَّالِحِينَ ayetinin ulvi ve latîf ve müjdeli ve i’câzkarane bir nüktesi şudur ki:"

"Sair ferahlı ve saadetli kıssaların ahirindeki zeval ve firak haberlerinin acıları ve elemi, kıssadan alınan hayali lezzeti acılaştırıyor, kırıyor. Bahusus kemal-i ferah ve saadet içinde bulunduğunu ihbar ettiği hengâmda mevtini ve firakını haber vermek daha elimdir; dinleyenlere eyvah dedirtir. Halbuki şu ayet, kıssa-i Yusuf’un en parlak kısmı ki, Aziz-i Mısır olması, peder ve validesiyle görüşmesi, kardeşleriyle sevişip tanışması olan, dünyada en büyük saadetli ve ferahlı bir hengâmda, Hazret-i Yusuf’un mevtini şöyle bir surette haber veriyor ve diyor ki:"

"Şu ferahlı ve saadetli vaziyetten daha saadetli, daha parlak bir vaziyete mazhar olmak için, Hazret-i Yusuf kendisi Cenab-ı Hak'tan vefatını istedi ve vefat etti, o saadete mazhar oldu. Demek, o dünyevi lezzetli saadetten daha cazibedar bir saadet ve ferahlı bir vaziyet, kabrin arkasında vardır ki, Hazret-i Yusuf Aleyhisselam gibi hakikatbin bir zat, o gayet lezzetli dünyevî vaziyet içinde, gayet acı olan mevti istedi, ta öteki saadete mazhar olsun."

"İşte, Kur’ân-ı Hakîmin şu belagatine bak ki, kıssa-i Yusuf’un hatimesini ne suretle haber verdi. O haberde dinleyenlere elem ve teessüf değil, belki bir müjde ve bir sürur ilave ediyor. Hem irşad ediyor ki: Kabrin arkası için çalışınız; hakiki saadet ve lezzet ondadır."

"Hem Hazret-i Yusuf’un âli sıddıkıyetini gösteriyor ve diyor: 'Dünyanın en parlak ve en sürurlu haleti dahi ona gaflet vermiyor, onu meftun etmiyor; yine ahireti istiyor.'"(1)

1) bk. Mektubat, Yirmi Üçüncü Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

MtK

Rahman ve Rahimin Yakup ve Yusuf a.s ile münasebeti nedir?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Yakup (as)’ın oğlu Yusuf (as)’a olan şiddetli ilgi ve alakası ancak şefkat ile izah edilebilir. Anne ve babalardaki şiddetli şefkat de; Allah’ın Rahman ve Rahim isimlerinin birer tecellisi oluyor.

Bu sebeple Yakup (as)’ın hayat hikayesinde en belirgin ve öne çıkan husus şefkat ve dolayısı ile de Rahman ve Rahim isimleridir. Yusuf (as)’ın kardeşlerine olan tutumunda da hakeza şefkat ve merhamet ön plana çıkmaktadır...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...