Dünyada sevdiğimiz insanlardan ayrılmanın ahirete bakan yönü nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bütün mevcudat ve eşya, ölüm ve zevale mahkûm olarak yaratılmıştır. Bu, Allah’ın değişmez bir kanunudur. Ancak bu zeval ve ölüm, yok olmak ve hiçliğe gitmek değildir. Ehl-i iman için ölüm; yeni ve ebedî bir âlemin başlangıcıdır. Eşyanın ve mevcudatın zeval ve ölümlerinin çok hikmetleri vardır. Biz birkaçını takdim edelim.

Birinci Hikmet: Eşya ve mevcudat, Allah’ın isim ve sıfatlarını gösteren birer parlak aynalar hükmündedir. Allah’ın isim ve sıfatlarının mânasını izhar etmek için aynalar mütemadiyen tazeleniyor. Bu da ölüm ve zeval ile oluyor. Malum, yeknesak bir aynada; isimler ve sıfatlar, ülfet ve ünsiyet ile anlaşılmaz.

İkinci Hikmet: Zaman ve mekân bir kışla gibidir. Kışlada asker alımları ancak mevcut askerlerin terhis edilmesi ile mümkündür. Kışlaya askerler geldiği zaman, vazifesini bitiren askerler kalp rahatlığı ve huzuru ile büyük bir neşe ve sevinç içinde asıl vatanına dönerler.

İşte dünya da bir kışladır, daima dolar boşalır. Bizim dedelerimiz vefat edip gitmese idi, biz dünyaya gelemeyecektik. Bu yüzden Allah, dünyayı bir kışla gibi daima celp ve terhis ile doldurup boşaltıyor. Dünyada vazifesini bitirmiş olanlar, asıl ve ebedî olan ahirete göçüyor ki, hem istirahat etsin hem de arkada bekleyenlere yer açsın.

Dünya ve içindekiler geçici, fani ve zevale mahkûm olduğundan, gelen her insanın buradan başka ve daimî bir memlekete göç etmesi yaratılışın icabı, hikmet-i İlahiyenin muktezası ve imtihanın bir icabıdır. Dünya bir imtihan salonu olduğundan bu salonda imtihanını bitirenler, yerini başkalarına bırakırlar.

Evet, bu fani âlem, Cenab-ı Hakk’ın sonsuz rahmetine ve isimlerinin tecellisine tam ayna olamıyor. Çünkü rahmet nihayetsiz, insanların ömürleri kısa ve dünya fanîdir. Bunun için başka ebedî bir âlem lazımdır ki, rahmet devam etsin ve O’nun zenginliğinin aslı orada kemaliyle tezahür etsin. Çünkü dünyadaki bütün nimetler numune ve gölgedir, asıllar ise âhirettedir.

Bir kimseye, şu eskimiş elbiseni çıkar, sana ondan daha güzel ve daha mükemmel bir elbise giydireceğiz, denilse, elbette ki o adam ziyadesiyle memnun olur, mesrur olur. Böyle bir teklifi kabul etmeyen kişi ise divânelik etmiş olur.

İşte ölüm de ruhun eskimiş elbisesini çıkarması demektir. Elbisesi eskiyen bir kişi yenisine teveccüh ettiği gibi, ruh da ihtiyarlıkta mutazarrır olmakta, ulvî âlemlere çıkmak için bu beden libasından kurtulmak istemektedir.

Ölüm; geçici ve meşakkatli dünya hayatından, daimi ve saadetli bir hayata geçiştir.

“Mevt, vazife-i hayattan bir terhistir, bir paydostur, bir tebdil-i mekândır, bir tahvil-i vücuddur, hayat-ı bâkiyeye bir davettir, bir mebde'dir, bir hayat-ı bâkiyenin mukaddimesidir.” (Mektubat)

Ölüm; ebedî hayat için yaratılan insanı, âhirete göre bir gölge ve bir han hükmünde olan bu dünya menzilinden çıkarıp, “… bin sene mes'udane hayatı, bir saat hayatına mukabil gelmeyen Cennet hayatına ve o Cennet hayatının dahi bin senesi, bir saat rü'yet-i cemaline mukabil gelmeyen bir Cemil-i Zülcelal'in daire-i rahmetine ve mertebe-i huzuruna.... ve ziyafetgâh-ı ebedîsi olan Cennet'e” kavuşturmaktır. (Mektubat)

“Ölüm; “Dar, sıkıntılı, dağdağalı, zelzeleli dünya zindanından çıkarıp; vüs’atli, sürurlu, ıstırapsız, bâki bir hayata mazhariyetle.. Mahbub-u Bâki’nin daire-i rahmetine girmektir.” (Mektubat)

Dünyada sevdiğimiz şeylerden ayrılmanın hakikati budur. Yoksa ölüm ve zeval, ebedî bir firkat ve hasret değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

AFRASU
Güzel yorumunuz için Allah razı olsun.Aslında benim sormak istediğim; ayrıldığımız kişi hayattaysa, onunla görüşme imkanın yoksa, hani bazen kelimeler kifayetsiz kalır, arkadaşlarının tesellisi fayda vermez çok üzülürsün, çok sevdiğin gerçek bir dosttan ayrılmışsındır. Bu üzüntünün ahirette bir karşılığı varmıdır? Veyada mazallah kazanma kuşağında kaybedenlerden olma tehlikesiylemi karşı karşıya kalmış oluruz?Duayla...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Mümin'nin ayağına diken batsa ya sevaptır ya da günahlarına keffarettir.Bu sebepten dolayı isyan ve inkar olmamak kaydı ile Mümin insanın dünyada çektiği her sıkıntı ve keder ahirette ona sevap olarak yazılır. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...