"En keskin tarik olan aşk, nefisten elini çeker, fakat mâşuk-u mecazîye yapışır. Onun zevâlini bulduktan sonra Mahbûb-u Hakikîye gider." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kalbi "Vedud" ismine isal eden aşk iki türlüdür. Birisi, Allah namına olan ve O’na götüren aşktır ki, buna "aşk-ı hakiki" denir.

Diğeri ise, önce mahlûkatı nefis hesabına sever, onda fena ve zeval tokadını yedikten sonra hakiki aşka yönelir. Buna da "aşkı mecazi" denilir. Bunun zararları ve riskleri çoktur. Mahbuplarda boğulma durumu olabilir.

Bir mümin kendini Allah namına severse, başka varlıkları da yine Allah’ın isimlerine ayna olmaları cihetiyle severse, Allah’ın böyle kâmil bir aynayı daha fazla seveceği muhakkaktır.

Bu tarz muhabbete de, Vedud isminin tecellisi olarak bakabiliriz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

fakirullah

Aşk ile giden yol, Risalei Nurdan önce ekser ehli velayetin gittiği tasavvuf yoludur. Tasavvuf yolunda mürid nefsinin kusurlarını, ayıplarını, eksiklerini gördüğü için nefsinin muhabbete layık olmadığını bilir ve direkt muhabbete layık olarak, ehli kemalat olarak şeyhini görür, nefsini şeyhinde eritmeye çalışır. Onun için hedef hakiki kemal sahibi olan bir zatta kendini yok etmektir. Şeyhinde fani olduktan sonra tarikatının pirinde fani olmaya terakki eder. Zaman mekan kaydı ruh için olmadığından mürid pirinde fani olma eğitimi alır, hadiselerle hizmetiyle sadakatiyle vs. mihenge vurula vurula Pir'inde fani olur. Bundan sonra Rasulullah(ASM) Efendimizde fani olma noktasına terakki eder, yani Rasulullah(ASM) Efendimiz bizzat kendisini eğitiyor gibi çok ince bir mihenkle her halini sünnete uygun ve uyanık geçirmeye, sünnet ölçüleriyle hareket etmeye terakki eder. Bundan sonra Fenafillah makamıdır ki, Allah'ta fani olur, yani Cenabı Hakk'ın bizzat terbiyesinde olduğunu, her şeyi Allah'ın mihengiyle tartması gerektiğini anlar. Tasavvuftan gaye bu son noktadır.
Risalelerde bu son nokta hemen ilk baştadır, çünkü zahirden hakikate geçiş bir kademdedir. Mahluk aynalar olan şeyh, pir, Rasul(ASM) perdelerinden geçmeyi beklemeden direkt Allah'ın terbiyesinde olduğunu talebesine ihsas eder. Yalnız aşkla değil, acziyle gidebilir bu yolda. Tasavvuftaki mecazi mahbublar yani insani perdeler Risalelerde yoktur; onun yerine fenafil ihvan düsturuyla direkt fenafillaha götürür inşaallah.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...