"Erkân dâiresine liyakatı olmayan Risale-i Nur'a muhalif cereyana taraftar olmamak şartıyla; dâire haricine atılmaz." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Risale-i Nur, bir daire değil; mutedahil daireler gibi tabakatı var. Erkânlar ve sahipler ve haslar ve nâşirler ve talebeler ve taraftarlar gibi tabakatları var. Erkân dâiresine liyakatı olmayan Risale-i Nur'a muhalif cereyana taraftar olmamak şartıyla; dâire haricine atılmaz. Hasların hâsiyeti, bulunmayan, zıt bir mesleğe girmemek şartıyla talebe olabilir. Bid'a ile amel eden, kalben taraftar olmamak şartıyla dost olabilir. Onun için, az bir kusurla düşman sınıfına iltihak etmemek için, dışarıya atmayınız. Fakat Risale-i Nur'un erkânlarında ve sahiplerindeki esrarlar ve nazik tedbirlere onları teşrik etmemek gerektir."(1)

Risale-i Nur dairesi ve mesleği çok geniştir. Bu daireyi daraltıp; “Nur mesleği sadece bu dar daireden ibarettir” demek Nur mesleği ile bağdaşmaz. Zira her insanın mizacı, istidadı ve meşrebi farklıdır. Biz bir insanın ya da bir grubun mizaç ve karakterini esas alıp, “Nur mesleği budur” diye herkesi bu kalıba sokmaya çalışırsak, o zaman tefrika çıkar ve niza’ başlar.

Hâlbuki Risale-i Nur'un dairesi öyle geniştir ki, bütün mizaçları, istidatları ve meşrepleri çatısı altına alıp kuşatabilir. Ama biz Risale-i Nur'un bu geniş dairesini bir ağabeyin ya da bir meşrebin dar çerçevesine hapsedersek, o zaman farklı mizaç ve meşrepte olanlarla ihtilafa düşer ve kavgalı hale geliriz. Zaten bütün ihtilaf ve tefrikaların esas noktası ve sebebi de budur. Üstad Hazretleri de bu paragrafta bu hakikate işaret ediyor.

Lakin Risale-i Nur dairesi ne kadar geniş ve kuşatıcı da olsa, bu herkesin aynı derecede ve aynı makamda olduğu manasına gelmez. Bu dairenin içinde haslar, erkânlar, talebeler, kardeşler ve dostlar beraber bulunuyor. Erkânlar ile dostları aynı kefeye koymak da doğru değildir.

Bir talebenin kendisini Zübeyir Gündüzalp gibi erkân ve rükün olan bir ağabey ile müsavi görmesi büyük bir hatadır. Sohbetlere gelip giden bir dostu, hizmetin en çekirdeği olan meşverete alıp onunla rükün gibi istişarede bulunmak da doğru değildir. Ama rükün değil diye onu dışlamak, onu dairenin dışına itmek de doğru değildir, büyük bir hatadır.

(1) bk. Kastamonu Lahikası, 160. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...