Emirdağ Lahikası-II'de 83. Mektup'taki, Tahiyyat bahsini açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı tesbih etmiştir. O, Aziz'dir, Hakîm'dir." (Hadîd, 57/1)

"Yedi gök, arz ve bunların içinde bulunanlar, O'nu tesbih ederler. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur, ama siz onların tesbihlerini anlamazsınız. O, Halîm'dir, çok bağışlayandır." (İsrâ, 17/44)

"Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, o gecede Cenâb-ı Hakka karşı selâm yerinde اَلتَّحِيَّاتُ ِللّٰهِ demiş. Yani, 'Bütün zîhayatların, hayatlarıyla gösterdikleri tesbihat-ı hayatiye ve Sânilerine takdim ettikleri fıtrî hediyeler, ey Rabbim, sana mahsustur. Ben dahi bütün onları tasavvurumla ve imanımla sana takdim ediyorum.'” (1)

Et-Tahiyyat: Bütün hayat sahiplerinin hayatları ile Allah’a takdim ettikleri zikir ve tesbihleri, insan kendi namına Allah’a takdim ediyor. Bu kelimede böyle bir külliyet bulunuyor.

Toprak, hava, su ve ziya bu tohum ve çekirdeklerin anası ve hamisi olduğu için, onların fıtrî bütün ibadet ve tesbihleri bu dört unsurun hesabına ve namına olur. Yani cansız varlıklar zımnî bir mâna ile bu kelimelerin içinde bulunuyorlar. Bundan dolayı ayrıca zikredilmeye ihtiyaç duyulmamış denilebilir. Hayatın bilhassa nazara verilmesi hayatın büyük bir nimet olduğuna bir işarettir.

Bütün canlıların sudan gelmesi -nutfe ve spermde olduğu gibi- ya da bütün bitki ve hayatın su ile uyanması, suyun mübarek kelimesi ile olan münasebetine işaret ediyor.

El-Mübarekat: Bu kelime, yeryüzünde ne kadar berekete sebeb ve vasıta varsa, hepsine işaret eden bir kelimedir.

Mesela, tohumlar ve çekirdekler, içinde tonlarca nimeti ihtiva eden, nice berekete vesile olan, mahlûklardır. Bir torba buğday tohumunu tarlaya saçan bir çiftçi, bir ton buğday mahsul alıyor. Toprağa giren bir çekirdek koca bir ağaç olup, senelerce meyve veriyor.

Peygamber Efendimiz (asm) Allah’a arz-ı ubudiyet ederken, bütün bu bereketleri nazara alıp öyle teşekkür ediyor. Tahiyyattaki "mübarekât" kelimesi böyle küllî ve çok geniş bir mânaya sahiptir.

"Ve mübarekâtın hülâsası olan اَلصَّلَوَاتُ kelimesiyle de, zîhayatın hülâsası olan bütün zîruhun ibâdât-ı mahsusalarını tasavvur edip dergâh-ı İlâhîye o ihâtalı mânasıyla arz ediyor."(2)

“Es-Salavat” kelimesinde ise, daire biraz daha daralıyor, sadece hayat ve ruh sahiplerinin yapmış oldukları tesbih ve zikir tevkil ediliyor. Yine dört unsur bu hayatlı ve ruhlu mahlûkata ve onların ibadetlerine ve tesbihlerine dolaylı olarak vesile oluyor.

Mesela, bütün insanlar zikir ve dualarını hava unsurunun yardımı ile ifa edip ilan ediyorlar. Şayet hava ciğerlerimizi temizlemese, nefes alamaz, dua edemez, zikir çekemeyiz. Bu yüzden, hava unsuru ile ibadet ve zikri temsil eden salavat arasında ince, latif ve sıkı bir münasebet kuruluyor.

"Ve اَلطَّيِّبَاتُ kelimesiyle de zîruhun hülâsaları olan kâmil insanların ve melâike-i mukarrebînin, salâvatın hülâsası olan tayyibat ile nuranî ve yüksek ibadetlerini irade ederek Mâbuduna tahsis ve takdim eder."(3)

“Et-Tayyibat” kelimesinde daire biraz daha daralıyor, mâna hülasa ediliyor, sadece kâmil insanların ve büyük meleklerin ibadet ve zikri temsil ile tevkil ediliyor. Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) bu kelime ile âlimlerin, evliyaların ve büyük meleklerin yapmış olduğu bütün ibadet ve ezkârı kendi namına Allah’a takdim ediyor. Böyle küllî bir niyet ile cüz’î ibadetini genişletip külliyet kazandırıyor, her hususta olduğu gibi, bu hususta da bize model oluyor. Bizler de tahiyyatı okumakla böyle küllî bir niyet ile cüz’î ibadetimize külliyet kazandırabiliriz.

Nur unsuru kâinatın hal dili ile yapmış olduğu küllî ibadet ve zikirleri açığa çıkaran bir lamba ve bir kandil gibidir. Mesela iman bir nurdur, kâinatın tevhide olan işaretlerini gösterir. Yine namaz bir nurdur, kâinatın fıtrî ibadetlerini idrak ettiriyor. Nar/ateş de bunu maddî ışık olarak yapıyor, denilebilir. Çünkü güneş bize lambalık yapmasaydı, Allah’ın varlığına ve birliğine delil olan ayetleri göremezdik...

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, Altıncı Şua.
(2) bk. a.g.e.
(3) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 33.281
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...