"Şuursuz ubudiyet-i fıtriyeyi bilerek, şuurdârâne temsil edip dergâh-ı İlâhiyeye takdim..." İnsan halife olarak bunu yapıyor, meleklerin de yaptığı söyleniyor, ne dersiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem meselâ küre-i arz, küre-i arzın nevileri adedince başlar ve o nevilerin fertleri sayısınca diller ve o ferdlerin âzâ ve yaprak ve meyveleri miktarınca tesbihatlar yaptığı için, elbette o haşmetli ve şuursuz ubudiyet-i fıtriyeyi bilerek, şuurdârâne temsil edip dergâh-ı İlâhiyeye takdim etmek için, kırk bin başlı ve her başı kırk bin dil ile ve herbir dil ile kırk bin tesbihat yapan bir melek-i müekkeli bulunacak ki, ayn-ı hakikat olarak Muhbir-i Sadık haber vermiş."(1)

İnsanın yaratılış gayesi ve mahiyeti ile meleklerin yaratılış gayesi ve mahiyetleri aynı değildir. Lakin her ikisinin müşterek noktaları vardır. Bu noktaların en mühimi de ubudiyet ve vekâlettir.

Melekler, mütemadi ve eksiksiz bir şekilde ibadet etmekle birlikte, şuursuz varlıkların lisan-ı halleri ile yapmış oldukları fıtrî tesbihlerini şuurlu bir şekilde Allah’a arz ve takdim ediyorlar. Bu sebeple kâinatta ne kadar şuursuz varlık varsa, küçük bir yağmur damlasından tut ta arş-ı a’zama varana kadar hepsine vekâlet eden bir melek vazifelendirilmiştir.

İnsanda nefis olduğu için, hayır yapmaya da şerre girmeye de müsait bir mahiyettedir. Melekler gibi sürekli ve kesintisiz ibadet edemediği gibi, tesbih hususunda da melekler gibi tam bir vekâlet edemiyor. Bu yüzden insan, melekleri de içine alacak şekilde binniyye, bilkuvve ve bilvekâlet yolu ile bütün mahlûkatın şuurlu ve şuursuz ibadetlerini kendi adına Allah’a arz ve takdim edebilecek bir istidada sahiptir.

Meleklerin kırk bin dil ile yapmış olduğu tesbihi, bilfiil insanın yapabilmesi mümkün değildir. Bu yüzden Allah, insana akıl ve kalb gibi öyle latifeler vermiş ki, insan bunlar sayesinde melekler gibi hatta meleklerden de üstün bir vaziyete girebiliyor.

İnsanın vekâleti ile meleklerin vekâleti arasında da fark vardır. Melekler sadece vekâlet ettiği mahlûkat ile sınırlı iken insan ise melekler dâhil bütün mahlûkata vekâlet edebiliyor.

Bu hakikatin en güzel misali, Habib-i Kibriya Efendimizin mi’racta ifade ettiği şu sözleridir:

"Ve اَلطَّيِّبَاتُ kelimesiyle de zîruhun hülâsaları olan kâmil insanların ve melâike-i mukarrebînin, salâvatın hülâsası olan tayyibat ile nuranî ve yüksek ibadetlerini irade ederek Mâbuduna tahsis ve takdim eder."(2)

Bir insan bu tesbihi hakkıyla söylerse, bütün büyük meleklerin de tesbih ve ibadetlerini kendi namına Allah'a arz edebilir.

Namazdaki tahiyyatta da aynı mâna geçerlidir. Bütün hayat sahiplerinin ve mevcudatın hayatları ile Allah’a takdim ettikleri zikir ve tesbihleri, insan kendi namına "et-Tahiyyat" kelimesi ile Allah’a takdim ediyor.

Tahiyye, lügat manasıyla “hayır, dua etme”, “malikiyet” gibi mânalara gelir. Bu ifade, namazda lügat mânasıyla değil, ıstılahî olarak “hediye-i ubûdiyet” mânâsında istimal edilmektedir.

Allah Resulü (asm.) mi’racta, Cenâb-ı Hakk’a selâm makamında “Ettehiyyâtülillâh” demekle, bütün mahlûkatın ibadetlerini, tesbihlerini, hamd ve senalarını, kâinat şeceresinin en mükemmel meyvesi olarak, kendi namına Allah’a takdim etmiştir.

İnsan, küllî istidadı, harika cihazları ve mükemmel duygularıyla, bütün kâinatı kucaklayacak bir mahiyettedir. Aynı zamanda insan, Allah’ın bütün isim ve sıfatlarına en cami’ bir aynadır. Bu yüzden kâinat ve mevcudatın halifesi ve kumandanı hükmündedir.

İnsan, bütün mahlûkata vekâlet edip, bütün kâinatın lisan-ı hal ve lisan-ı kal ile yaptıkları ibadetlerini ve tesbihlerini Rabbine takdim edecek kumandan hükmündedir.

Bunun için de niyet ve tasavvur ile böyle bir külliyet bulunuyor. Bu kelime niyetsiz ve tasavvursuz bir şekilde söylendiği zaman, cüz’î ve çekirdek olarak kalır, mânalar külliyet ile açılmaz.

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, On Birinci Şuâ, On Birinci Mesele.
(2) bk. age., Altıncı Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Kameryil

Cok istifadeli oldu . Allah razi olsun

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...