"Evet, insan nihayetsiz şeylere muhtaç olduğu hâlde, sermayesi hiç hükmünde bir şey... Hem nihayetsiz musibetlere maruz olduğu hâlde, iktidarı hiç hükmünde bir şey..." ifadelerini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evet, insan hadsiz eşyaya muhtaç ve nihayetsiz musibetlere maruzdur, ama sermayesi ve kudreti hiç hükmündedir. İhtiyacının dairesi hayalin dairesi kadar geniştir, ama en küçük ihtiyacını bile karşılayabilecek bir sermayesi yoktur. Bir damla suyu yapamaz, bir buğday tanesini bitiremez. Hele aldığı her nefes için bir ücret istenseydi, buna asla gücü yetmezdi.

Mikroskopla binlerce defa büyütüldükten sonra ancak görülebilen bir mikroptan tutun, yılana, akrebe, yıldırıma, zelzeleye kadar her şey ona karşı düşman gibi bir vaziyettedir; ama bütün bunlara karşı onun kendisini koruyacak hiçbir kuvveti ve kudreti yoktur.

Bu mesele On Yedinci Söz’de şöyle geçmektedir:

“İhtiyaç dairesi nazar dairesi kadar büyüktür, geniştir. Hatta hayal nereye gitse ihtiyaç dairesi dahi oraya gider, orada da hacet vardır. Belki her ne ki elde yok, ihtiyaçta vardır. Elde olmayan ihtiyaçta vardır, elde bulunmayan ise hadsizdir."

"Hâlbuki daire-i iktidar, kısa elimin dairesi kadar kısa ve dardır. Demek fakr ve ihtiyaçlarım dünya kadardır. Sermayem ise cüz-i lâyetecezzâ gibi cüz’i bir şeydir."

"İşte şu cihan kadar ve milyarlar ile ancak istihsal edilen hacet nerede? Ve bu beş paralık cüz’i ihtiyari nerede? Bununla onların mübayaasına gidilmez, bununla onlar kazanılmaz. Öyle ise başka bir çare aramak gerektir."

"O çare ise şudur ki: O cüz’i ihtiyariden dahi vazgeçip, irade-i İlahiyyeye işini bırakıp, kendi havl ve kuvvetinden teberri edip, Cenab-ı Hakk’ın havl ve kuvvetine iltica ederek hakikat-i tevekküle yapışmaktır."

"Ya Rab! Madem çare-i necat budur, senin yolunda o cüz’i ihtiyariden vazgeçiyorum ve enaniyetimden teberri ediyorum.”

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...