"Evhamın ihtilatı, nasıl nev-i beşeri eşedd-i ihtiyaçla bir mürşid ve muallime muhtaç eder. O mürşid, peygamberdir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Cihet-i ûlada dikkat et. Bak, nasıl sevkü’l-insaniyet ve meyl-i tabiinin adem-i kifayeti ve nazarın kusuru ve tarik-i akıldaki evhamın ihtilatı, nasıl nev-i beşeri eşedd-i ihtiyaçla bir mürşid ve muallime muhtaç eder. O mürşid, peygamberdir." (Muhakemat, Üçüncü Makale, İkinci Maksad)

İnsanların ihtiyaç duydukları medeniyet araçları, yiyecek, içecek, ilaçlar, giyecekler, barınaklar ve eğlence alanındaki vesileler vs. gibi tüm araçları, kendi imkânları ve akıllarıyla bulmaları imkânsız belki çok uzun asırlar lazım ki yapabilsin. İnsanlık bu ihtiyacı ancak muallimler vasıtasıyla karşılıyabilir.

İşte o muallimler peygamberlerdir. Peygamberler ve semavi kitaplar olmasa insan kendi başına ve soyut aklı ile neyin doğru neyin eğri olduğunu tespit ve tayin edemez ve aklı sürekli bir tereddüt, şüphe ve ikilem içinde kalır.

Oysa peygamberler ve semavi kitaplar hak ve hakikatı en ince ayrıntına varana kadar izah ve ispat ederek insanlara tam bir rehber tam bir mürşid tam bir yol gösterici oluyorlar ve insanları tereddüt, şüphe ve ikilemden yani evhamlardan kurtarıyorlar.

Burada evham tereddüt, şüphe ve ikilem anlamında kullanılıyor insan aklı peygamberler ve semavi kitaplar olmadan bir hiçtir ve yetersiz bir kaynaktır dolayısı ile peygamberler ve semavi kitaplar insanlık için zaruri bir ihtiyaç hak ve hakikatin tespit ve tekitinde olmazsa olmaz bir rehberdir. İlk medeniyet araçları onlar vasıtasıyla geldiği gibi, ileride kazanacakları aletlerin ilhamı da yine o mucizeler vasıtasıyla insanlığa verilmektedir. Üstad'aımız bu meseleye şöyle açılım getirmektedir:

"Evet, Kur’ân’ın üstadiyetinden ve dersinin işârâtından fehmediyoruz ki: Kur’ân, mu’cizat-ı enbiyayı zikretmesiyle, beşer, istikbalde terakki edeceğini, o mu’cizatın nazireleri istikbalde terakki ile vücuda geleceğini beşere ders verip teşvik ediyor: “Haydi, çalış, bu mu’cizatın nümunelerini göster. Süleyman Aleyhisselam gibi iki aylık yolu bir günde git. İsâ Aleyhisselâm gibi en dehşetli hastalığın tedavisine çalış. Hazret-i Mûsâ’nın asası gibi taştan ab-ı hayatı çıkar, beşeri susuzluktan kurtar. İbrahim Aleyhisselam gibi ateş seni yakmayacak maddeleri bul, giy. Bazı enbiyalar gibi şark ve garpta en uzak sesleri işit, sûretleri gör. Davud Aleyhisselam gibi demiri hamur gibi yumuşat, beşerin bütün san’atına medâr olmak için demiri balmumu gibi yap. Yusuf Aleyhisselâm ve Nuh Aleyhisselamın birer mucizesi olan saat ve gemiden nasıl çok istifade ediyorsunuz. Öyle de sair enbiyanın size ders verdiği mucizelerden dahi o saat ve sefine gibi istifade ediniz, taklitlerini yapınız.” İşte, buna kıyasen, Kur’ân her cihetle beşeri, maddİ, manevi terakkiyata sevk etmek için ders veriyor, üstad-ı küll olduğunu ispat ediyor." (Hutbe-i Şamiye)

İlave bilgi için tıklayınız:

- İLİM VE TEKNİK.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...