"Ezdadın cem’indendir tecelli-i iktidar." Zıtların bir araya gelmesi; neden iktidar ve kudret tecellisi olarak zikredilmiş?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey birader-i kalb-i hüşyar! Ezdâdın cem’indendir tecellî-i iktidar. Lezzet içinde elem, hayrın içinde şerri,

Hüsnün içinde kubhu, nef’in içinde dârrı, nimet içinde nıkmet, nurun içinde nârı, bilir misin ki sırrı?" (Sözler, Lemeât)

Zıtlar normalde birbirini yok eder; aynı yerde bulunamazlar. Nur ile zulmet, sıcak ile soğuk, hayat ile ölüm, lezzet ile elem, kuvvet ile acz, yarar ile zarar, güzellik ile çirkinlik, nimet ile nıkmet... Normal şartlarda bunlar birlikte duramaz. Ama Allah, kâinatta hem hayatı hem ölümü hem baharı hem kışı hem sevinci hem hüznü hem rahmeti hem celali hem nur-u hidayeti hem zulmet-i küfrü hem anne şefkatini hem düşman kahrını aynı sistem içinde, birbiriyle çarpıştırmadan, dengede, hikmetle yaratıyor. Bu sonsuz iktidarın delilidir. Zıtların bir arada olması, en ileri kudret gösterisidir.

Bir ressam düşünelim: Sadece siyah ile siyahı boyamak zordur ama yapılır. Sadece beyaz ile beyazı boyamak zordur ama yapılır. Ama siyah ile beyazı aynı tabloda karıştırmadan, birbirini bozmadan göstermek ustalık ister. Zıtlar kudret ister. Bir şey yapmak kolaydır. Ama birbiriyle zıt iki şeyi aynı anda, aynı yerde, birbirini bozmadan yapmak çok zordur. İşte bu ancak sonsuz kudret ile olur.

İktidarın, zıtların cemiyle (bir araya gelmesiyle) tecellisi, kısaca sonsuz ve mutlak kudretin en çarpıcı göstergesi olduğu için zikredilmiştir. Nedenleri:

Zorluğun İfadesi: Normal şartlarda birbirini yok etmesi gereken (Nur / Zulmet, Hayat / Ölüm, Nimet / Nıkmet gibi) iki zıddı aynı anda, aynı sistem içinde, birbirini bozmadan ve ahenkle yaratmak, sıradan bir gücün değil, sınırsız bir İktidarın işidir.

Kudretin En İleri Seviyesi: Tek bir rengi kullanmak yerine, siyah ve beyaz gibi birbirine tamamen zıt renkleri aynı tabloda ustalıkla, birbirine karıştırmadan kullanmak, ressamın ustalığının en üst seviyesi olduğu gibi; zıtları dengede tutmak da yaratıcının mutlak kudretinin en ileri delilidir.

Sistem Bütünlüğü: Kâinatın hem iyiliği hem kötülüğü, hem güzelliği hem de zorluğu barındırarak yine de bir bütünlük ve denge içinde işlemesi, sonsuz bir hikmet ve kudretin eseridir.

Zıtların bir araya gelmesi, Allah'ın (cc) kudretinin ve iktidarının bir yansımasıdır. Yalnızca bir şeyin varlığı değil, aynı zamanda onun zıddı ile birlikte var olması, kâinattaki düzenin bir parçasıdır. Bu düzen, yaratılışın hikmetini ve Allah'ın sonsuz iradesini gösterir. Kâinatta var olan bu karşıtlıklar, aslında bir denge sağlar ve bu dengenin arkasında yatan kudret, Allah'ın yaratma sanatı ve iradesinin bir tezahürüdür.

Zıtların varlığı, insanın ruhsal ve manevi terakkisine de katkıda bulunur. Çünkü zıtlıklar, insanın tecrübelerini ve gelişimini zenginleştirir. Bu nedenle, zıtların bir araya gelmesi, Allah'ın (c.c) kudretinin bir göstergesi olarak anılır.

Ayrıca aynı yerde geçen şu "Hakaik-i nisbiye sübut, takarrur etsin. Bir şeyde çok şey olsun; bulsun vücut, görünsün. Sür’at-i hareketle bir nokta bir hat olur." ifadesiyle de Üstad'ımız zıtların cemiyle nispi hakikatlerin (nispetle ortaya çıkan mertebeler, bu buna göre daha güzel veya çirkin demek gibi...) de ortaya çıktığını ifade ediyor. Âdeta Kudret küçük bir dokunuşla milyonlar mertebeleri zıtlardan çıkarır. Bu da iktidarın başka bir yönünü ortaya çıkarır. Mesela, soğuk ve sıcak suyun içerisinde istihdam edilmeseydi, suyun sıcaklığında binlerce mertebe olmayacaktı. Eğer güzelliği ve çirkinliği beraber çalıştırmasaydı, o zaman tek bir mertebe olacaktı. Ama bu iki zıt varlığı birbirlerine karıştırmakla nispi hakikatler yüzlerce ve binlerce nertebe olarak tezahür eder.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...