"Fâilsiz bir fiil ve müsemmâsız bir isim mümkün olmadığı gibi, mevsufsuz bir sıfat, san’atkârsız bir san’at dahi mümkün değildir." cümlesini kısım kısım izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Failsiz bir fiil; ortada bir eylem bir iş bir fiil varsa, mutlaka bu eylemi yapan, bu işi gören ve bu fiili gerçekleştiren bir fail var demektir. Eylem, iş ve fiil kendi başına gerçekleşmez, mutlaka bunları gerçekleştiren birisi var demektir.

Mesela, yazmak bir fiildir, ortada bir yazı varsa mutlaka bu yazıyı yazan bir de yazarın olması gerekir. Yazar olmadan yazı gerçekleşmez.

Müsemmasız bir isim; ortada bir isim varsa, o ismin bir de sahibi vardır. Sahibi olmayan isim mümkün değildir. Müsemma ismin sahibi demektir. Said Nursi dediğimizde bu bir isimdir, bir de bu ismin canlı kanlı bir şahsı, bir sahibi vardır. Rezzak bir isimdir, müsemması ise Allah’tır.

Mevsufsuz bir sıfat; ortada bir sıfat varsa, mutlaka onun bir de sahibi bir de mevsufu vardır. Sıfatın olup sahibinin olmaması düşünülemez. Mesela, her şeye gücü yeten her şeyi bilen her şeyi tercih eden “kudret, ilim, irade” birer sıfattırlar ve bu sıfatların mevsufu yani sahipleri de Allah’tır.

Kainatın şahitliği ile kainatta bir ilmin bir kudretin bir iradenin hakim olduğunu görüyoruz. Lakin "Bu sıfatların arkasında -haşa- bir Allah yoktur." demek ahmaklık olur.

Sanatkarsız bir sanat; ortada mükemmel bir sanat muazzam bir eser varsa, mutlaka bu sanatı bu eseri meydana getiren bir de sanatkar var demektir. Sanat ve eserin olup da sanatkarın olmaması düşünülemez. Yani sanatı kabul ediyorsan, onun sanatkarını da kabul etmek zorundasın.

Kainat ve içindekiler kusursuz ve mükemmel birer sanattırlar ve bu sanatların sanatkarı da Allah’tan başkası değildir...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...