"Ferşten Arşa, seradan Süreyya’ya, zerrattan seyyarata, ezelden ebede kadar her bir mevcut, semavat ve arz, dünya ve ahiret, her şey onun mülküdür." Bu tariften mülk-ü İlahiyi nasıl anlayabiliriz?
Değerli Kardeşimiz;
Eşya farklı isim ve sıfatlara göre yine farklı isimler alırlar. Hâlık ismi noktasında bütün eşya “mahluk”tur. Allah’ın zatı noktasında eşyaya “masiva” denilir. Malik isminin tecellileri olmaları noktasında da bütün eşyaya mülk denilir. Bütün eşyanın maliki olmak azim bir mertebedir ve bu mertebe ancak Allah’a mahsustur; ondan başka hâlık olmadığı gibi, ondan başka malik de yoktur.
Mahlukatın herhangi bir mülkte Allah’ın ihsan ettiği kuvvet ve irade ile kısa bir müddet tasarrufta bulunmaları o malikiyete gölge düşürmez. Bu gibi malikiyetler birer tecellidirler, güneşe karşı parlayıp bir süre sonra solan katrelerin sönük ışıkları hükmündedirler.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü