"Şu kainatın yüzüne bak ki, birbiri içinde hadsiz mektubat-ı Samedaniye hükmünde olan sahaif-i mevcudat..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Şu kâinatın yüzüne bak ki, birbiri içinde hadsiz mektubât-ı Samedâniye hükmünde olan sahâif-i mevcudat ve her bir mektup üstünde hadsiz sikke-i tevhid mühürleriyle temhir edilmiş bütün bu mühürlerin şehadetlerini kim tekzip edebilir? Hangi kuvvet onları susturabilir? Kalb kulağıyla hangisini dinlesen 'Eşhedü en lâ ilâhe illâllah' dediğini işitirsin." (Sözler, Otuz Üçüncü Söz, Yirmi Dokuzuncu Pencere)
Bediüzzaman Hazretlerinin Sözler adlı eserinin Otuz Üçüncü Söz (Pencereler Risalesi) bölümünün Yirmi Dokuzuncu Penceresinde geçen bu muazzam pasaj, kâinatı baştan başa okunan ilahi bir kütüphaneye ve üzerindeki mühürlerle tevhidi haykıran bir şehadetnameye benzetir.
Metindeki temel kavramlar ve ifade ettiği derin manalar şu şekilde açıklanabilir:
1. Mektubât-ı Samedâniye ve Sahâif-i Mevcudat
Sahâif-i Mevcudat: Varlıkların sayfaları (gökler, yeryüzü, canlılar, zerreler vb.).
Mektubât-ı Samedâniye: Allah’ın Samed isminin tecellisiyle yazılmış, onun varlığını ve sıfatlarını bildiren ilahi mektuplar.
Manası: Kâinattaki her bir varlık veya olay, rastgele oluşmuş bir madde değil; sanatkârını, Katibini tanıtan hikmetli birer yazıdır, mektuptur.
2. Sikke-i Tevhid ve Mühr-ü Vahdaniyet
Sikke ve Temhir: Padişahların paraya veya belgelere vurduğu özel tuğra / mühür; temhir etmek ise mühürlemek demektir.
Manası: Nasıl ki bir belgedeki taklit edilemez mühür o belgenin kime ait olduğunu şüphe bırakmayacak şekilde gösterirse; canlıların üzerindeki taklit edilemez sanat, birbiriyle olan uyum ve intizam da bu kâinatın tek bir yaratıcıya (Allah'a) ait olduğunun sikkesi ve mührüdür.
3. Tekzip Edilemez Şehadet ve Kalb Kulağı
Tekzip Etmek: Yalanlamak, inkâr etmek.
Kalb Kulağı: İnsanın sadece baş gözüyle veya yüzeysel akılla değil, basiret ve iman nuruyla hakikati kavrama yeteneği.
Manası: Kâinattaki trilyonlarca mühür ve mektup tek bir hakikati haykırmaktadır. Bu kadar çok sayıdaki şahidin ortak beyanını hiçbir kuvvet susturamaz ve yalanlayamaz. İnsan basiret kulaklığıyla varlık alemini dinlediğinde, her bir atomdan galaksilere kadar bütün yaratılmışların lisanıhâliyle "Eşhedü en lâ ilâhe illâllah" (Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur) dediğini işitir.
Özetle bu pencere; insanı kâinat kitabını tefekkürle okumaya ve her varlık üzerinde parlayan tevhit mühürlerini görerek sarsılmaz bir imana ulaşmaya davet eder.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü