"Hadsiz ehl-i velayet, keşfle ve zevkle aynı hakikate imza basıyorlar." Ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
"Hem madem nev-i beşerin en meşhurları olan yüz yirmi dört bin peygamberler ittifakla saadet-i ebediyeyi ve beka-yı uhrevîyi Cenâb-ı Hakk'ın binler vaad ve ahdlerine istinaden ilan edip mucizeleriyle doğru olduklarını ispat ettikleri gibi, hadsiz ehl-i velâyet, keşfle ve zevkle aynı hakikate imza basıyorlar. Elbette o hakikat güneş gibi zâhir olur; şüphe eden divane olur." (Şualar, 11. Şua, Yedinci Mesele)
Bu ifade, genellikle hakikatlere ulaşma yollarının farklılığını ve çeşitliliğini ve bu yolların nihayetinde aynı sonuçta birleştiğini anlatır.
Keşif
Maneviyat yolculuğunda (seyrü sülûk) olan bir kişinin, gayb âleminden bazı hakikatleri, perdenin aralanmasıyla görmesi, duyması veya bilmesidir. Bu, genellikle kalp gözüyle görme (müşahede) veya ruhani sezgi yoluyla bilgi edinme hâlidir.
Akıl yürütme veya delil getirme (burhan) yoluyla değil, Allah'ın izniyle hakikatlerin kalbe açılmasıdır.
Zevk
Bir hakikati bilmekten öte, o hakikati ruhunda hissetme, tatma ve derinden yaşama hâlidir. Kalbin ve ruhun, imanın, marifetin (Allah'ı bilmenin) ve ibadetin tatlılığını hissetmesi demektir.
Yaşayarak, tecrübe ederek ve manevi hallerden geçerek bir bilginin içselleşmesi ve kalpte bir lezzet uyandırmasıdır.
Ehli Velayetin İmzası
Farklı veliler ve maneviyat erleri, hakikatlere ulaşmak için farklı yollar (bazısı keşif, bazısı zevk, bazısı tefekkür) kullanırlar. Ancak ulaştıkları temel İslami ve imanî hakikatler (Allah'ın varlığı, birliği, haşir, ibadetin gerekliliği vb.) aynıdır ve birbirini doğrular.
İmza Atmak
Bu durum, onların birbirinden habersiz olarak aynı sonuca ulaşarak, o hakikatin mutlak ve doğru olduğuna şahitlik etmesi ve onu onaylamasıdır. Yani bu ifade, farklı manevi tecrübe yollarının dahi, Kur'an ve Sünnet'in çizdiği ana hakikatlerde ittifak ettiğini vurgular.
Manevi terbiye ve ibadetler sonucu kalbi açılan veli, keşif yoluyla kabir âlemini müşahede eder. O hayatın varlığını zevk eder, yani bizzat yaşayarak ve görerek anlar. (Tıpkı bir meyveyi yiyerek tadını bilmek gibi).
Medrese âlimi ise, mantıkî deliller (Allah'ın kudretinin sonsuzluğu), naklî deliller (Kur'an'da ve sahih hadislerde geçen kabir azabı / nimeti, berzah âlemi ayetleri) ve akıl yürütme (dünyadaki her şeyin bir devamının olması gerekliliği) yoluyla kabirde bir hayatın var olduğunu ispat eder. (Tıpkı bir meyvenin tarifini, kimyasal yapısını ve faydasını öğrenerek ne kadar kıymetli olduğunu bilmek gibi).
Öldükten sonra bir hayatın varlığına birisi gözüyle, diğeri kalbinin derinden hissettikleriyle, bir diğeri elde ettiği ilimle, bir diğeri de akıl ve mantıkla imza atıyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü