"Hadsiz kesret içinde vâhidiyet tecellîsi, hitab-ı iyyakenabudu demekle herkese kâfi gelmiyor. Fikir dağılıyor..." İzah eder misiniz, neden bu ayet için "Küre-i arz vüs’atinde bir kalb bulunmak lâzım geliyor." denilmiş?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Vahidiyet büyük, geniş ve azametli unsurların üzerinde tezahür eden tevhid mührünü ifade ediyor. Bu tevhid mührünü ihatalı (kuşatarak) bir şekilde görebilmek için o unsur kadar büyük bir göz ve nazar gerekiyor. Vahidiyet içinde tevhidi her an mülahaza edip, Allah’ın azametini her an görebilmek ve huzur-u daimiyi elde etmek çok zordur. Bu ancak çok yüksek makamda bulunan havassa ait bir durumdur.

Ehadiyet ise, küçük unsurların üzerinde tezahür eden tevhid mührünü ifade ediyor. Bu tevhid mührünü her nazar ve göz sahibi insan rahatlıkla okuyup anlayabilir. Ehadiyet içinde tevhidi her an mülahaza etmek, Allah’ın esmâ tecellilerini her şeyde okuyabilmek, böylece huzur-u daimiyi elde etmek çok daha kolaydır.

Allah’ın isim ve sıfatları, kâinatın genelinde çok büyük bir azamet ve kibriya ile tecelli etmektedir. Bu tecelli o kadar geniş ve azametli ki, her insanın bu geniş ve azametli tecelliyi keskin ve berrak bir şekilde görüp, bunun arkasında Allah’ı fail olarak mülahaza etmesi çok zordur.

İşte Allah, bu zorluğu gidermek için kâinatın genelindeki bu azametli tecellinin küçük ve okunaklı bir benzerini her bir cüzde ve eşyada da tecelli ettirmiştir. Mesela, insanın kendi mahiyet ve fıtratı kâinatın küçük bir benzeri ve modelidir. İnsan kendi mahiyet ve fıtratını kâinat gibi okuyup Allah’ı fail olarak mülahaza edebilir. Yani kâinattan matlup olan tevhidi insanın küçük ama özünde kâinat kadar geniş olan fıtratında da görmek mümkündür.

Güneş'in okyanus üzerindeki yansımasını ihata ile görebilmek için okyanusu kuş bakışı ile göreceğimiz bir yüksekliğe ve mevkie çıkmamız gerekiyor. Yani Ay büyüklüğünde bir göz gerekiyor. Ama aynı Güneş aynı yansımasını okyanusun her bir damlasında da gösteriyor.

Rezzak ismi yeryüzündeki milyarlarca canlıyı aynı anda ve aynı hassasiyetle rızıklandırmaktadır. Bunu bütünü ile görüp, onun arkasında Rezzâk manasını mülahaza etmek çok zordur. Bu vahidiyeti ifade etmektedir.

Ama aynı Rezzak ismi bir insanın küçük bir sofrasında da tecelli ediyor. İnsanın kendi küçük sofrasındaki tecelliyi müşahede etmesi, onunla diğer sofralara intikal edip büyük tecelliyi görmesi kolaylaşır. Bu da ehadiyeti ifade eder. Bu ölçüyü diğer isim ve sıfatlara da tatbik edebiliriz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

ERGİNARDAHANİ
Emeğinize sağlık,ALLAH razı olsun mükemmel ve doyurucu bi açıklama olmuş.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
k.toprak
Allah razı olsun ağabeyler vahidiyete ve ehadiyete negüzel misal verilmiş. birde bu yazınızı okurken bir misal geldi aklıma ,hani Yunus a.s kıssası varya Bediüzzaman hazretleri vahidiyette ehadiyet göründü buyuruyor, Allah vahidiyetiyle koca denizle ilgilenirken aynı anda ehadiyetiyle Yunus peygamberlede ilgilenmiş onun niyazını duymuş istirhamını kabul buyurmuş .ağabeylerim kusura bakmayın bu sizin güzel açıklamalarınızı tamamlamak için değil sadece aklıma gelen bu kıssayı sizlerle paylaşmak istedim.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
eczacı
Allah ebeden razı olsun bu kadar güzel bi temsili aklımıza erdiren rabbıme hamd-ü senalar olsun....zaten kaınatta hersey vahıdıyet ıcınde bır ehadıyet cılvesı....o cılveye mashar olanlardan eylesın rabbım...DUAM O KI:bu sahifeyi tüm ımana susamıs gencler okusun....
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
asil04
Allah razı olsun editör abilerimizden çok açıklayıcı ve tatminkar..... selam ve dua ile
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
drerkan
Mükemmel bir izah olmuş.ALLAH razı olsun. erkan mercimek. emirdağ
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...