"Hakiki şahsiyetim, yani eski Said'in bozması bir şahsiyetim var ki, o da eski saidden irsiyet kalma bazı damarlardır..." devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela, Üstad Hazretleri burada kendi nefsini zem makamında konuşuyor ve bunun sebeplerini izah ediyor. Hazret-i Yusuf (as) gibi masum bir peygamber bile, nefsi için "emmare" diyor ise, Üstad Hazretlerinin böyle bir tavsifte bulunması, ubudiyet ve kulluk noktasından gayet makul güzel bir tavsiftir.

İkincisi, insanın kusurunu ve acizliğini Allah’a karşı ilan ederken bunun gibi ifadeler kullanması gayet latif ve güzeldir. Bu ifadeler; "İlahi, ben zelil, sen ise izzet sahibisin" demek, acizliğini ve hiç olduğunu ilan etmektir; ubudiyetin latif bir niyazı kabilindendir.

Üçüncüsü, buradaki "asil hanedan" tabiri, maişet ve iktisad noktasından söylenmiş bir sözdür. Zira Üstad Hazretleri ve ailesi maddî bakımdan fakirdir ve avamdandır. Yoksa sevap ve fazilet noktasından en asil hanedan Üstad Hazretlerinin mensub olduğu Ehl-i Beyt hanedanıdır.

Dördüncüsü, "hısset derecesinde iktisad" tabiri ise, tutumlu olmanın en üst zirvesi demektir ama zâhire bakıldığında cimrilik ile karıştırılıyor.

Beşincisi, "pest ve düşkün ahlâk" demek, mal ve servetten mahrum olmaktan dolayı sade bir hayat sürmek demektir. Zaten Üstad Hazretleri kıt-kanaat idare etmiştir. Üstad Hazretleri bu halini ubudiyet makamında hisset şeklinde takdim ediyor ki, bu da nefsi zem makamıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...