"Hazret-i İbrahim Aleyhisselâmın, bilâhare gaflet ve mânevî zulümat perdeleri altında kalan ve hususî bazı insanlarda cereyan eden bakiye-i dini ile mütedeyyin olduğuna rivâyat vardır." deniyor, lakin rivayat yazılmamış. Bu konuya açıklık getirir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İbrahim, ne Yahudi idi, ne de Hristiyandı, ancak O Hanif (muvahhid) bir Müslümandı, müşriklerden de değildi. (Âl-i İmran, 3/67)

Başka bir ayette ise Rabbimiz, Hz. Muhammed (asm)'e, Hz. İbrahim (as)'in dinine uymasını emretmektedir:

"Sonra sana vahyettik: 'Hanif (muvahhid) olan İbrahim'in dinine uy. O, müşriklerden değildi.'" (Nahl, 16/123)

Yüce Allah, Kur'an’da insanlardan hanîf /ehl-i tevhid olarak dine teveccüh etmelerini istemektedir. Allah, insanın fıtratının hanîf olmaya ve kendisine hiçbir şeyi ortak koşmamaya uygun olduğunu açık bir şekilde nazara vermektedir:

"Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birleyen (bir Hanif) olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler." (Rum, 30/30)

Ayrıca birçok ayetten de anlaşıldığı üzere, "hanîf" kelimesi ile ifade edilen, Hz. İbrahim (as)'in dini, esasında İslam ile aynıdır. Zaten bütün hak dinler, bozulmamış halleriyle temelde bir ve tek İlah olan Allah'ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanmak üzerine bina edilmiştir.

Bu hak din, Hz. İbrahim (as)'den sonra oğulları, torunları ve onun soyundan gelen diğer salih insanlar tarafından ayakta tutulmuştur.

Meselâ; Kur'an'da, Hz. Yusuf (as)'ın hapishane arkadaşlarıyla yaptığı konuşmaya dikkat çekilmektedir. Hz. Yusuf (as) konuşurken kendisinin, ataları Hz. İbrahim (as) ve onun neslinin dinine uyduğunu şöyle ifade etmektedir:

"Atalarım İbrahim'in, İshak'ın ve Yakub'un dinine uydum. Allah'a hiçbir şeyle şirk koşmamız bizim için olacak şey değil. Bu, bize ve insanlara Allah'ın lütuf ve ihsanındandır, ancak insanların çoğu şükretmezler." (Yusuf, 12/38)

Bütün bu ayetlerden şu hükmü çıkarabiliriz: Haniflik (İslam) Hazret-i Âdem (as) ile başlayıp Peygamber Efendimiz (asm) ile son bulan esas ve asıl bir dindir. İslam bu dinin en mükemmeli ve en sonuncusudur. Ve bu din, bütün peygamberlerin nübüvvetten önce tercihen uydukları cari bir dindir. Peygamber Efendimiz (asm) de nübüvvetinden önce tercihen bu dine ittiba etmiştir. Bir ayette mealen şöyle buyurulur:

“Bugün sizin için dininizi ikmal ettim, sizin üzerinize olan nimetlerimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâmiyet’ten razı oldum.”(Maide Suresi, 5/3)

Allah’ın beğendiği, ikmal ettiği ve razı olduğu böyle bir din, elbette en mükemmeldir.

İslâm Dini, kıyamete kadar gelecek bütün insanların maddî ve manevî bütün ihtiyaçlarına cevap verecek, akıllarını ve kalplerini tatmin edecek, huzur ve refahını temin edecek yegâne dindir.

Kur'an-ı Kerim’in ihtiva ettiği hükümlerin birçoğu daha önce gelen semavî kitaplarda yoktu. Bu bakımdan Kur’an, geçmiş dinî kitapların fevkinde olduğu gibi, İslâm dini de diğer dinlerden daha üstündür. Geçmiş peygamberlerin şeriatları ancak İslâm diniyle kemale erdirilmiştir. Bu bakımdan en mükemmel din İslâm’dır ve kıyamete kadar baki kalacaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...