Hazret-i Yusuf Aleyhisselâmın, kardeşini bir hile ile alması hâdisesi hakkında malumat verir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hazret-i Yusuf'un, kardeşini bir hile ile alması" hâdisesi, Yusuf sûresinde 69 ile 83. Âyetlerinde anlatılır. Hz. Yusuf, kardeşi Bünyamin’i yanında tutmak istemiş, ancak o zamanki Mısır kanunlarına göre bunun mümkün olmayacağını bildiği için, Ken’an diyarında onların uygulamasını sormuş ve verdikleri cevaba göre iş yapmıştır.

"Hîle" kelimesi Türkçe'de menfi bir mânayı tedai ettirir/çağrıştırır. Hâlbuki kelime olarak “çözüm, çare, beceriklilik, bir çıkış yolu bulmak” demektir. Hatta bu kelime, “hîle-i şer'iyye” şeklinde fıkhî bir ıstılah olarak da yer alır.

“Hîle-i şer'iyye”, amel ve tasarrufları, şekil ve dış görünüş bakımından fıkha uygun düşürmek için bulunan yollar, çâreler, çıkış noktaları demektir. Bu noktadan baktığımızda, farklı mezheplerin olması dinde bir kolaylık sebebi olmuştur. Öyle ki, bir mezhepte çıkış bulunamayan bir meseleye, bir başka mezhepte çare bulunmaktadır. Bunun en meşhur ve en güzel misali, Hz. Eyyub'un yaptığı yemine, taraf-ı ilâhîden gösterilen çaredir. Şöyle ki:

“Ve (Eyyuba dedik:) Eline bir demet sap al ve onunla vur. Yeminini bozma.”(Sad, 38/44)

Rivayete göre, Hz. Eyyub'un hastalık günlerinde hanımı bir ihtiyaç için dışarı çıkmış, ama geç gelmişti. Hz. Eyyub, şayet iyileşirse ona yüz sopa vuracağına yemin etti. Allah, yemini hususunda böyle bir çare gösterdi.(Beydâvi, III, 190)

Böyle haller, kitapta olmayan meseleleri kitabına uydurmak değil, zor durumlarda bir çıkış yolu bulmaktır.

“Her bilenin üzerinde daha iyi bilen vardır."(Yûsuf, 12/76)

Ayeti ile yüksek bir hakikati ihtar ve ikaz ediyor. O kıssayı, kuru bir hikâye olmaktan çıkarıp, yüksek kanunların ihtar edildiği bir rehber durumuna getiriyor.

Buradaki en yüksek düstur; “Her bilenin üzerinde daha iyi bilen vardır" düsturudur. Bu düstur içinde hem tevhid, hem Allah’ın sonsuz ilmine atıf, hem ahlakî değer, hem de içtimaî bir kaide vardır. Evet, Allah; bilenler üstünde en büyük bilendir, bilmekte bir üstünlük vardır, bilenler her hususta ve her sahada üstündür. İlim, kâinatta en mühim bir hakikattir. İlim ise; her dönemde geçer akçedir.

İşte, Allah, basit bir yol gösterme işinde, böyle küllî hakikatleri de yanında ihtar ediyor. Belağat; az söz ile çok şey anlatmak ve cüz’î kelamları küllî yapmaktır. Bu ayette de cüz’î ve basit bir hâdise, mühim ve küllî hakikatler ifade edilmiştir.

Burada, Hazret-i Yusuf (as)'a yol gösteren Allah’tır; Allah ise, fiillerinden dolayı hesaba çekilmez. Allah mülkünde keyfemâyeşa tasarruf eder. O şartlar içinde, kardeşini alıkoymanın en münasip yolu buymuş ki, Allah o şekilde emrediyor. Bu yüzden, peygambere; "hile yaptı" demek yerine, Allah, ona o şekilde emir verdi veya yaptırdı, böyle bir yol gösterdi demek daha münasip olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

hakan
Allah razi olsun.Simdi oldu!
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
fatih.abdullahoglu
Allah razı olsun... mektubattan bu konuyu okudugum zaman " hile ıle" kelimesi zihnime takılıyordu müdaakkik agabeylerimiz bizi bu sorular ve verilen cevaplarla daha dıkkatli ve tahkiki okumaya tesvik ediyorlar..slm ve saygılarımla
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...