"Hem bir şeyi reddetmek ayrıdır ve ilmen kabul etmemek veya amel etmemek bütün bütün ayrıdır." İzah eder misiniz? Bunlar arasında fark var mı?
Değerli Kardeşimiz;
Mesela, mecliste bir kanun kabul edilip yürürlüğe konuluyor. Ama bu kanuna birçok kesim ve aydın karşı çıkıyor ve ilmen tenkid ediyor. Bu demokrasilerde bir fikir ve vicdan hürriyeti olarak kabul edilip fazilet olarak değerlendiriliyor.
Aynı şekilde Üstad Hazretleri de o dönemde tatbik edilmek istenen haksız ve keyfî kanunları tenkid ediyor, onları ilmen hatta amelen kabul etmiyor. Mesela, şapka giyme kanununa uymamak için kendini ücra köşelere tecrid ediyor. Devlet, evinin içine girip zorla "Şapka giyeceksin" derse, bu kişinin hürriyetine ve mahremiyetine tecavüz olur ki, bu da ne cumhuriyetle ne de demokrasiyle asla bağdaşmaz.
"Reddetmek" tabiri, çıkarılan kanunu kabul ve tatbik etmemektir, ama devlete fiilî bir saldırı değildir. Üstad Hazretleri hayatının hiçbir döneminde böyle bir tavır sergilememiş, talebelerini de bundan şiddetle men etmiştir.
Üstad Hazretleri akıl almaz zulüm ve işkencelere maruz kaldığı, senelerce hapis yattığı, defalarca zehirlendiği, sürgünlere gönderildiği hâlde, daima müsbet hareket metodunu uygulamış, bedduayı bile menfi hareket saymış, kendisine zulmedenlere bile hakkını helal etmiş; “Beni tevkif için gelen jandarmaya kemal-i itaatle ellerimi uzatır, önlerine düşer giderim” demiştir.
Hulasa, reddetmek devlete başkaldırmak manası taşırken, kabul etmemek ise, yapılan keyfî uygulamaları fikren ve amelen protesto etmektir. Bu ikisi arasında büyük fark var.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü