"Meselâ, insanların san’atları içinde, nasıl ki maddenin kıymetiyle san’atın kıymeti ayrı ayrıdır..." izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Meselâ, insanların san’atları içinde, nasıl ki maddenin kıymetiyle san’atın kıymeti ayrı ayrıdır. Bazan müsavi, bazan madde daha kıymettar; bazan oluyor ki, beş kuruşluk demir gibi bir maddede beş liralık bir san’at bulunuyor."

Beş kuruş değerendeki bir kâğıt üzerine yine beş kuruş değerinde bir resim çizilse bu durumda maddenin kıymeti ile sanatın kıymeti aynı olur. O kağıt üzerini hiçbir değer taşımayan bir resim çizildiğinde ise madde daha kıymetli olmuş olur. Yani boş kağıt o resimden daha kıymetlidir. O kâğıt üzerine beş lira değerinde bir resim çizildiğinde ise, sanatın kıymeti maddeyi çok gerilerde bırakır.

İnsan, maddesi itibarı et, kemik ve kandan ibarettir. Bu açıdan baktığımızda, insan en kıymetsiz varlıktır. Zira eti yenmez, derisi işe yaramaz. Fakat âlemlerin yaratıcısı olan Allah'ın yaratmış olduğu bir san’at mucizesi olarak baktığımızda onun değerine paha biçilmez. Zira o, “kâinatın en son ve en cemiyetli meyvesi” arzın halifesi, mahlûkatın en şereflisi ve Allah’ın bütün esmâsına mazhar en aziz misafiridir.

Demekki, insanın asıl kıymeti, Allah’ın bütün isimlerine ayna olmasıyladır. Bu hakikati Üstadımız veciz bir şekilde şöyle ifade ediyor:

"Nasıl esmâda bir ism-i âzam var, öyle de, o esmânın nukuşunda dahi bir nakş-ı âzam var ki, o da insandır." Sözler, İnsan Penceresi

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...