Block title
Block content

"Hem bizim efendimiz kerimdir; belki merhamet eder, ettiğin kusuru affeder." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstadımızın bu ifadesi namazın, kulun işlemiş olduğu günahlara keffaret olacağı manasındadır. “Hem bizim efendimiz kerimdir; belki merhamet eder, ettiğin kusuru affeder.” ifadesi ile kastedilen mana: Cenab-ı Hakk’ın namazın hürmetine kulunu affetmesi ve günahlarını bağışlamasıdır.

Bu makamda namazın günahlara keffaret olduğu ile ilgili bazı hadis-i şerifler nakledeceğiz. Bu hadisler ile Üstadımızın ifadesi daha iyi anlaşılacaktır:

Hz. Selman (r.a.)’dan rivayet edilmiştir. Resulullah (s.a.v.) şöyle dedi:

“Bir Müslüman güzel bir şekilde abdest alır, sonra beş vakit namazını kılarsa yaprakların ağaçtan döküldüğü gibi günahları da dökülür.”

Sonra Resulullah (s.a.v.) şu ayeti okudu:

“... Muhakkak ki iyilikler kötülükleri siler...” (Hud, 11/114)

Hz. Osman'ın mevlâsı Haris anlatıyor:

Bir gün Hz. Osman (r.a.) oturdu, biz de yanına oturduk ve müezzin geldi. Hz. Osman (su dolu) bir kap istedi, zannedersem o su bir müd kadardı, abdest aldı. Sonra şöyle dedi: Resulullah (s.a.v.)'in şu abdestim gibi abdest aldığını gördüm ve buyurdu ki:

"Kim şu abdestim gibi abdest alır, sonra kalkıp öğle namazını kılarsa, önceki sabah vaktinden bu vakte kadar olan günahları affedilir. Sonra ikindi namazını kılarsa, öğle vaktinden bu vakte kadar işlediği günahları affedilir. Sonra akşam namazını kılarsa, ikindi vaktinden bu vakte kadar işlediği günahları affedilir. Ardından yatsı namazını kılarsa, akşam vaktinden bu vakte kadar işlediği günahları affedilir. Bundan sonra herhâlde dinlenerek geceyi geçirir. Sonra kalkar, abdest alır ve sabah namazını kılarsa, yatsı vaktinden bu vakte kadar işlediği günahları affedilir. İşte bunlar öyle sevaplardır ki günahları giderir, siler."(1)

Ebû Hureyre (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v.)’i şöyle buyururken işittiğini söyledi:

- Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir nehir olsa da, o kimse her gün bu nehirde beş defa yıkansa, kirinden bir şey kalır mı? Sahabeler:

- O kimsenin kirinden hiçbir şey kalmaz, dediler. Resul–i Ekrem (s.a.v.):

- Beş vakit namaz işte bunun gibidir. Allah beş vakit namazla günahları silip yok eder.” buyurdular.(2)

Ebû Hureyre (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre, Resulullah(s.a.v.) şöyle buyurdu:

- Size, Allah’ın kendisiyle günahları yok edip dereceleri yükselteceği hayırları haber vereyim mi? Bunun üzerine sahabeler:

- Evet, ya Resulallah, dediler. Resul–i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurdu:

- Güçlükler de olsa abdesti güzelce almak, mescidlere doğru çok adım atmak, bir namazı kıldıktan sonra öteki namazı beklemek. İşte ribâtınız (nöbetiniz) budur.(3)

Osman İbni Affân (r.a.) Resulullah(s.a.v.)’i şöyle buyururken işittiğini söyledi:

“Bir Müslüman, farz namazın vakti geldiğinde güzelce abdest alır, huşu içinde ve rükûunu da tam yaparak namazını kılarsa, büyük günah işlemedikçe bu namaz önceki günahlarına keffaret olur. Bu her zaman böyledir.”(4)

Ebu Hureyre (r.a.)’dan rivayet edilmiştir. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Kişi mescide gelinceye kadar hiçbir adım atmaz ki, o adım sebebiyle derecesi yükseltilmiş ve­ya ondan bir günah silinmiş olmasın. Mescide girdiği zaman, namaz onu dışarıya çıkmaktan men ettiği müddetçe, sanki o na­mazdadır."

"Sizden biriniz namaz kıldığı yerde durduğu, Müslümanlardan kimseye eziyet etmediği ve abdestini boz­madığı müddetçe, melekler onun için: 'Allah'ım onu bağışla, Allah'­ım ona rahmet et ve Allah'ım onun tövbesini kabul et!' diye dua ederler."(5)

Hz. Ebu Zerr (r.a.) diyor ki:

Bir defasında Resulullah (s.a.v.) kış mevsiminde dışarı çıktı. Bir ağacın dalından tutunca ağacın yaprakları daha çok dökülmeye başladı. Resulullah (s.a.v.): 

“Ya Ebu Zerr” dedi. Ben: 

“Buyur ya Resulallah!” dedim. Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki:

“Müslüman bir kul Allah’ı razı etmek için namaz kılarsa, onun günahları şu yaprakların bu ağaçtan döküldüğü gibi dökülür.”(6)

Dipnotlar:

(1) bk. Sahih: Müsned, 1/71, H.no: 513; Heysemî.

(2) bk. Buhari, Mevâkît 6; Müslim, Mesâcid 283.

(3) bk. Müslim, Taharet 41. Ayrıca bk. Tirmizi, Taharet 39.

(4) bk. Müslim, Tahâret 7.

(5) bk. Ebu Dâvûd, Salât, 49, I/378.

(6) bk. İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...