"Hem meselâ, adaletperver, ihkak-ı hakkı sever ve ondan zevk alır bir hâkim, mazlumların haklarını vermekten..." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem meselâ adaletperver, ihkak-ı hakkı sever ve ondan zevk alır bir hâkim, mazlumların haklarını vermekten ve mazlumların teşekkürlerinden ve zalimleri tecziye etmekle mazlumların intikamlarını almaktan nasıl memnun olur, bir zevk alır.”

“İşte Hakîm-i Mutlak ve Âdil-i Bi’l-hak ve Kahhar-ı Zülcelâl, değil yalnız cin ve inste, belki mevcudatta ihkak-ı haktan, yani her şeye hakk-ı vücudu ve hakk-ı hayatı vermekten ve vücud ve hayatını mütecavizlerden muhafaza etmekten ve dehşetli mevcudları tecavüzlerden tevkif ve durdurmaktan, hususan mahşerde ve dâr-ı âhirette cin ve insin muhakemesinden başka bütün zîhayata karşı tecelli-i kübra-yıadl ve hikmetten gelen maânî-i mukaddeseyi kıyas edebilirsin.”(1)

Bu üçüncü misalde, şuunat-ı İlâhîyeden olan adalet ve onun bir şubesi olan ihkak-ı hak esas alınıyor ve adaletperver bir hâkimin mazlumların hakkını vermekten ve zalimleri cezalandırmaktan aldığı lezzet örnek verilerek, Cenab-ı Hakk’ın da her şeyin hakkını vermekten, varlığını ve hayatını tecavüzlerden korumaktan, ahirette cin ve insi muhakeme ederek her birine hikmet ve adaletiyle muamele etmekten ulvi ve manevî bir lezzet aldığı nazara veriliyor.

Tekrar ifade edelim ki, Allah’ın vacib olan varlığına has olan bu mukaddes lezzet, insanların ihkak-ı haktan aldıkları lezzete benzemekten münezzehtir.

(1) bk. Sözler, Otuz İkinci Söz, İkinci Mevkıf.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...