"Her bir şahs-ı insanî, mahiyetinin câmiiyetiyle ve küllî şuuruyla ve umumî tasavvurâtıyla, bir şahıs iken bir nev’ hükmüne geçmiştir." izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir arının yahut bir koyunun bütün hususiyetleri her bir ferdinde de bulunur. Aynı şekilde insanın da hayat sahibi olmak, irade sahibi olmak, hafızaya, hayale sahip olmak gibi temel vasıfları her insanda mevcuttur. Ancak insanı diğer canlılardan ayıran çok mühim bir vasfı, dünya imtihanının bir gereği olarak, kendisine verilen bu cihazları, duyguları ve hissiyatı kendi iradesiyle dilediği gibi kullanabilmesidir. Hayvanlarda bu mânâda bir irade bulunmadığı için, bir nev’in vazifesi ne ise bütün fertler de aynı işi yaparlar.

Öte yandan, insanın mahiyeti câmi’ olduğu için hayvanlara göre birbirinden çok farklı işler görmeye istidadı vardır. Bu farklı işler sayılamayacak kadar çoktur. Bu işlerin de her biri için insanın önünde iki ayrı yol açılmıştır: Bunları yaratılış gayelerinde kullanmak yahut haram yolda istimal etmek.

İnsanların şuurları da küllî olduğundan bu şuuru çok farklı yönlerde kullanabilirler. Tasavvurları da umumî olduğundan çok değişik şeyler düşünebilir, ayrı şeyler hayal edebilirler.

Bu câmi’ istidadın, küllî şuurun ve umumî tasavvurun farklı şekillerde kullanılmalarıyla insanlar arasında büyük farklılıklar ortaya çıkar. Öyle ki, bir insanla diğer bir insan arasındaki fark, iki hayvan türü arasındaki fark gibi olur. Her bir insan her şeyiyle ayrı bir âlem olarak karşımıza çıkar.

İnsan, mahiyetinin zenginliği itibarıyla tek bir fert iken, diğer varlıkların bir nev’i hükmüne geçmektedir. Bir nev nasıl ki nev’ine ait bütün hususiyetleri her şeye rağmen bir sonraki kuşaklara taşır. Mesela; elma nev’i ilk yaratılışından bu yana elma olma vasfını muhafaza ederek devam etmektedir. Nev’e ait olan bu husus insanın her bir ferdi için de geçerlidir. Her insan kendine ait hususiyetini ölümden sonrada muhafaza edecektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Ömernur4040

Devamındaki "Hakikat-i ruhiye, yüzbinler suret değiştirse,.." ifadesine binaen; İnsan bedeni süret değiştırdikçe ruhta beden değiştiriyor mu .İnsan çocukken ruhun sureti çocuk yaşlı iken ruhta yaşlı mı olur . Yoksa degişmiyormu sureti Ayrıca aynı cümlenin sonunda geldiği gibi gidecek bu da ruh nasıl geldi ise o şekilde mi gidecek anlamımı var?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Buradaki suret beden oluyor beden her ne kadar değişime uğrasa da ruhun özü ve cevheri asla değişmiyor. Ruh tekemmül edip gelişebilir ama asla başkalaşıp menfi bir anlamda değişime uğramaz.

Ruhun gelişip tekemmül etmesi ancak iman, ibadet, güzel ahlak gibi manevi değerler ile oluyor. Ruhun maddeye özgü olan bozulma, dağılma, başkalaşma gibi özellikleri içinde barındıran değişimi söz konusu değildir.

Yani ruhun geldiği gibi gitmesi maddede olan değişim ve dönüşüme maruz kalmaması anlamındadır yoksa ruh manevi anlamında tekemmül edip terakki edebilir ruhun bu anlamda sabit kalması mümkün değildir.

Ruh manevi anlamda nihayetsiz terakki ve tedenni etme kabiliyetindedir ve geldiği gibi gitmez.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...