"Heyecana gelip vücudunda sû-i istimalât ile israfa girer." İsraftan kasıt "istimna" mı, hükmü nedir? Gusletmek hafızayı neden zayıflatsın ki, tedavisi nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Ehl-i İslâm'da nazar-ı haram ziyadeleştikçe, hevesât-ı nefsaniye (Müslümanlar arasında harama bakma arttıkça cinsî duygular) heyecana gelip vücudunda sû-i istimalât ile israfa girer. Haftada birkaç defa gusle mecbur olup, ondan, tıbben kuvve-i hafızaya (hafıza gücüne) zaaf gelir."

"Evet, bu asırda açık saçıklık yüzünden, hususan bu memâlik-i harrede (sıcak iklimlerde) o sû-i nazardan, sû-i istimalât, umumî bir unutkanlık hastalığını netice vermeye başlıyor. Herkes, cüz'i-küllî o şekvadadır."(1)

Nefsanî arzularına mağlûp düşen bazı kimselerde, harama nazarın tahrikiyle vücuttan yapılan israf, umumiyetle ihtilâmla olur. Bazı kimseler ise bu “israfat”a daha değişik bir şekilde düşerler. “İstimna” bu hususta en sık başvurulan tatmin yoludur.

Her şeyden önce, anormal bir hareket olan bu iş, iradesi zayıf kimselerde görülen bir alışkanlıktır. İstimnanın, dinî hükmü ise şu şekildedir:

“Ve o kimseler ki, onlar ırzlarını koruyucudurlar. Ancak kendi eşleri veya sâhib oldukları câriyelerine karşı (olan münâsebetleri) müstesnâ. Çünki şübhesiz onlar (bundan dolayı) kınanmış kimseler değildir.”(Mü’minün, 23/5-6)

Âyetini delil getiren Şafiî, Mâlikî âlimleri ve İmam-ı Nesefî, istimnanın haram olduğuna hükmetmişlerdir.

Hanefi ve Hanbeli Mezhebi İmamları; "Bekâr kimse harama gireceğinden korktuğu zaman, şehvetini teskin etmek için istimna caizdir. Bu işinden dolayı ne sevap ne de günah kazanır. Fakat sırf lezzet almak için yaparsa günahkâr olur." görüşündedirler.

"Eğer istimna yapmaksızın zinadan korunulamayacağına kanaat hâsıl olursa, bu durumda yapılması vacib olur" diyen âlimler de vardır. Çünkü iki şerden daha az zararlı olanın tercihi İslamî bir kaidedir.

Burada unutkanlık yapan şey, banyo yapmak değil, açık saçıklığın tahriki ile aşırı ve israf derecede guslü netice veren fiili yapmaktır. Üstad Hazretleri nezaket gereği "gusletmek" tabirini kullanıyor. Yoksa banyo yapmak ve gusletmek insan sıhhati açısından güzel ve faydalıdır.

"O bârid memlekette, soğuk insanlarda hevesât-ı hayvâniyeyi tahrik etmek ve iştahı açmak için açık saçıklık belki çok sû-i istimâlâta ve isrâfâta medar olmaz. Fakat seriütteessür ve hassas olan memâlik-i harredeki insanların hevesât-ı nefsâniyesini mütemadiyen tehyiç edecek açık saçıklık, elbette çok sû-i istimâlâta ve isrâfâta ve neslin zaafiyetine ve sukut-u kuvvete sebeptir. Bir ayda veya yirmi günde ihtiyac-ı fıtrîye mukabil, her birkaç günde kendini bir israfa mecbur zanneder. O vakit, her ayda on beş gün kadar hayız gibi arızalar münasebetiyle kadından tecennüb etmeye mecbur olduğundan, nefsine mağlûp ise fuhşiyata da meyleder." (24.Lem'a)

Burada umumî ve fıtrî bir kaide nazara veriliyor. İnsanlar birçok hususta olduğu gibi, bu fıtrî hallerini muhafaza edemedikleri bilinen bir hakikattir. Mesela, fıtrî uyku beş saattir, fıtrî yemek ihtiyacı günde bir iki öğündür ve hâkeza. Ancak ekseriyetle bu fıtrî halin muhafaza edilmediğini görüyoruz. Hatta bedenimize ikinci bir fıtrat kazandırmışız. Üç öğün yemeyince, sekiz saat uyumayınca, rahatsız oluyoruz, dengemiz bozuluyor.

Açık saçıklık gibi sebepler ile söz konusu ihtiyacın daha da artacağı ve fıtrat sınırlarını aşacağı bir hakikattir. Kâinattaki sünnetullah kanunlarına riayet ettiğimiz gibi, şeriatın prensiplerine de uymak mecburiyetindeyiz. Zira haram ve günahlar, fıtratı bozan ve tahrip eden mikroplardır. Günahlara giren insanların yaşadıkları vicdan azabı ve korkunun, beyin üzerinde tahribat yaptığı bilinen bir hakikattir. Helal dairesi ise fıtrata uygun olduğundan, aynı fiilden huzur ve sükûnet hâsıl olur.

Hafıza zaafının giderilmesi hususu tıbbî bir konudur, ehli ile görüşmek lazımdır. Ama tövbe edip, helal dairesinde yaşamak en güzel çaredir, diye anlıyoruz.

(1) bk. Kastamonu Lâhikası, 91. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

isahalim
Yukarıdaki metin, göz zinasına giren evli bir erkeğin, heyecana gelip vücudunda sû-i istimalât ile israfa girmesi, böylece haftada birkaç defa gusle mecbur olmasını da kapsamıyor mu? Kapsıyorsa, devamında Üstad'ın dediği "ondan, tıbben kuvve-i hafızaya (hafıza gücüne) zaaf gelir." hakikati, sıkça birlikte olan eşler için de söz konusu olmaz mı? (Helal'i ile şeritat ölçülerindeki birlikteliğin sevap olduğunu hatırlıyorum, bu durumda sanki bir çelişki gibi de duruyor? )
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Zina ile meşru ilişki sureten aynı gibi dursa da bugün gayr-ı meşru ilişkilerin bir çok hastalıklara sebebiyet verdiği bilinen bir gerçektir. Bunun yanında helal dairesinde de olsa çok fazla cinsi ilişkinin insanı ne denli yorduğu yıprattığı bir gerçektir. İslam helal da olsa itidali emrediyor.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...