Block title
Block content

HİZB-İ ÂZAM

 
Risale-i Nur’un pek çok yerinde, Hizbü’l-Kur’ân, Hizb-i Âzam-ı Kur’ânî, Hizbü’l-Ekberü’l-Âzam, Hizb-i Kur’ânî vb. isimleriyle anılır.

Hizb-i Âzam, Kur’ân’daki bazı ayetlerin derlenerek bir araya getirilmiş zikir ve duâ mecmuası mânâsını da taşır.

Hizb-i Âzam, Risale-i Nur’un kaynağı olarak nitelenir. Hattâ bu eser sebebiyle Bediüzzaman, Denizli Mahkemesinde, “dinde tahrifat yapıyor” iddiasıyla suçlanmıştır. Üstad Bediüzzaman, bu suçlamaya karşı verdiği cevabında, Asr-ı Saadetten günümüze kadar Kur’ân’ı hizipler şeklinde yazmanın, geçerli ve yaygın bir âdet olduğunu belirtir. Buna örnek olarak da En’am Cüzlerini gösterir.

Bediüzzaman’ın hazırlamış olduğu Hizb-i Âzam’da, Tevhid, Nübüvvet, Haşir gibi imanî bahislerle ilgili âyetler biraraya getirilmiştir. Konu ile ilgili olarak Emirdağ Lâhikasında (ll), bir zâtın itirazına karşı yazılan cevap oldukça açıklayıcıdır.

“Risale-i Nur’un üstadı ve me’hazı (kaynağı) ve Said’in de çok zamandan beri bir virdi olan bazı âyetler, bir Hizb-i Kur’ânî suretinde bir kısım talebelerin arzularıyla kaleme alınmış. Sonra da tab edilmiş. Ve dört beş mahkemenin de gösterdiği ehl-i vukuf ulemaları (Bilir Kişi Heyeti) ve hattâ Diyanet Riyaseti dairesi ve İstanbul’un fetva dairesindeki tetkik-i kütüb-ü diniye heyetinden(dinî eserlerin incelenmesi için kurulan heyet) hiçbir âlim ve ehl-i vukuf ulemaları itiraz etmemişler. Belki takdir edip tahsin etmişler. Çünkü başta Sahabeler ve matbu Mecmuatü’l-Ahzab’da bulunan Hazret-i Üsame Radıyallahu Anh hizb-i Kur’ânîsi ki, herbir günde bir kısmını okumakla taksim edilmiştir. Ve aynı kitapta ve Mecmuatü’l-Ahzabın aynı cildinde İmâm-ı Gazalî’nin (bk. İmâm-ı Gazâlî maddesi) bir hizb-i Kur’ânîsi ve çok ehl-i velâyetin kendi meşreplerine muvafık bazı sûreleri ve âyetleri bir hizb-i mahsus-u Kur’ânî yaptıkları meydandadır.”

Üstad Bediüzzaman bu ifadelerinin ardından, Merhum Hâfız Ali gibi Nurun kahramanlarından bazı telebelerinin kendi hususî virdini ve Risale-i Nur’un üstadları ve menbaları olan mühim âyetleri cem etmek istediklerini söyler. Bu talep üzerine talebelerine gönderdiğini ve o talebelerinin de bu eseri tab ettiklerini anlatır.

“On sene evvel şehîden vefat eden Merhum Hâfız Ali gibi Nurun kahramanlarından benim hususî virdimi ve Risale-i Nur’un üstadları ve menbaları olan mühim âyetleri cem etmek istediler. Sonra onlara gönderdim. Onlar da tab ettirdiler. Çünkü, herkes her vakit bütün Kur’ân’ı okumaya vakit bulamıyor. Fakat böyle bir hizb-i Kur’ânî eline geçse her vakit istifade edebilir fikriyle, hem sevapları çok ziyade olan âyetler ve sûreler, içinde yazılmış. Zaten Kur’ân-ı Hakîmin bir mucizesi şudur ki, ehl-i hakikatten ve kemâlâttan herbir meslek sahibi, meşrebine muvafık, Kur’ân’da bir Kur’ân’ını, bir hizb-i mahsusunu, bir üstadını bulur.”
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 9679 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...