Hz. Âdem'e öğretilen esmanın tafsilatı, Hz. Muhammed'e mi öğretildi? Hz. Âdem'e esma öğretildiyse, insanlarda vahşet ve bedeviyetin olmaması gerekmez miydi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hazreti Âdem (as)'e verilen tâlim-i esma mucizesi, eşyanın isimlerinin öğretilmesi mucizesidir ki, bunun birkaç yönü vardır:

Birincisi; Hz. Âdem’e (as) eşyanın isimleri, sıfatları ve ne işe yaradıkları öğretildiği içindir ki, insanlık bu mucizeyi fen ilimleri ile taklit etmeye çalışıyorlar. Zira fen ilimleri eşyanın faydalarını incelemektedir.

İkincisi; Hz. Âdem’in bu mucizesi, insanın kâinata halife olduğunu ispat ediyor. Bu sadece bir isim tâlimi değil, bu isimlerin tecellilerine mazhariyet de söz konusudur. Yani insan, Allah’ın bütün isimlerine mazhar bir varlıktır ve bu cihetle bütün mahlûkattan üstündür.

Üçüncüsü; bu mucize, insanlığın terakki ve tealisine bir mukaddime ve bir basamaktır. Yani bugünkü teknik ve fen ilimleri, bu mucize temeli üzerine bina olmuştur. Bu mucizenin böyle şümullü bir yönü vardır; insanlığa bakan en önemli cihetlerinden birisi de bu yönüdür. İlk adım son adımın pederidir. Bir yere varmak için ilk adım en önemli adımdır. İşte bu mucizenin böyle bir ehemmiyeti bulunuyor.

Dördüncüsü; Hazret-i Âdem (as) hem ilk insan hem de ilk peygamber olması hasebiyle, Allah’ın isimlerini tafsilatıyla biliyordu. Lakin peygamberlerin de kendi aralarında makam farkı olduğu için, Hz. Âdem’in (as) Allah’ın isimlerine olan mazhariyeti ile Peygamber Efendimizin (asm.) mazhariyeti arasında büyük fark vardır.

Hz. Âdem’in (as) tâlim-i esma mucizesi ile tekâmül esası birbirini cerh etmiyor. Bu mucize eşyanın talimi konusunda insanlığa bir hedef, bir hudut çiziyor ve "Haydi bakalım, bu hedef ve hududa çalışarak varınız." deniliyor. Hz. Âdem (as) mucize olarak ona mazhar olurken, insanlık say, tecrübe ve keşifle ona yaklaşıyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...