"Sair enbiya aleyhimüsselâmın mucizatları, birer havârık-ı sanata işaret ediyor. Ve Hazret-i Âdem Aleyhisselâmın mucizesi ise, esasat-ı sanat ile beraber, ulûm ve fünunun havârık ve kemalâtının fihristesini bir suret-i icmalîde..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Peygamberlerin nübüvvetini ispat için göstermiş oldukları mucizelerin bir yönü ve bir hikmeti de sanat harikalarına ve fennin son sınırına bir işaret ve bir teşviktir.

Fen ilimleri insanlığın kolektif aklının bir mahsulüdür. Kâinatta tekâmül kanunu olmasından dolayı her şey basitten mükemmele doğru gelişip büyüyor. Bilhassa maddi ilimler tamamen tekâmül kanuna tabidir. Maddi ilimler bir bina gibidir, her devrin insanları bu binaya bir tuğla koymuştur; bu tuğlalar üst üste birikince fen ve ilim bugünkü seviyesine yükselmiştir.

Maddi ilimlerin ilk temelleri peygamberlerin mucizeleridir. Her bir keşif ve fennî buluş bir peygamberin mucizesine dayanır.

Demir ilk olarak Hazret-i Davud’un (as) eli ile yoğrulmuştur. Bu hem bir ilk hem de en son noktasıdır. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, hiç kimse demiri eliyle yoğuramaz, o noktaya ulaşamaz. Bu bir mucizedir, ancak peygamber işidir. İnsanlar ancak birtakım teknik vasıtaları kullanarak veya fabrikalar kurarak demiri işleyebiliyorlar. Bu mucize insanlığa birtakım âlât-edevatla demirin yoğrulabileceğine çeşitli sahalarda kullanılacağına bir ilham kaynağı olmuştur. Saat, Hz. Yusuf’un (as) bir mucizesi olarak ortaya çıkmış, insanlar onu daha da geliştirmişlerdir. Aynı şekilde, terzilik İdris (as), gemicilik de Hz. Nuh (as) vasıtası ile insanlığa hediye edilmiştir.

Fen ve teknoloji geliştikçe, insanlar bu sanat harikalarını daha da geliştirmiş, işleyip tekemmül ettirmişlerdir. Bu sebepten dolayı maddi ilimler bir devrin veya bir medeniyetin değil, bütün insanlığın ortak mahsulüdür. Batı medeniyeti son asırda bu maddi ilimlerde hızlı bir şekilde terakki etti diye bu ilimleri ona hamletmek doğru olmaz. Geçmişte maddi terakki İslam âleminin elinde idi, sonra Batı’nın eline geçti. İnşallah İslâm âlemi maddeten de terakki ederek Avrupa’yı geçecek ve

“Evet, ümitvar olunuz. Şu istikbal inkılâbı içinde, en yüksek gür sada İslâmın sadası olacaktır!”(1)

müjdesi tahakkuk edecektir. Nitekim bunun emareleri görünmektedir.

1) bk. Sünuhat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...