Hz. İsa'nın, yeniden dünyaya geldiğinde İslamiyet ile hüküm süreceğine dair hadisleri söyler misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Kat'î ve sahih rivayette var ki, "İsa Aleyhisselâm Büyük Deccalı öldürür."(1)
"İkinci veçhi şudur ki: Şahs-ı İsa Aleyhisselâmın kılınciyle maktul olan şahs-ı Deccalın, teşkil ettiği dehşetli maddiyyunluk ve dinsizliğin azametli heykeli ve şahs-ı mânevîsini öldürecek ve inkâr-ı ulûhiyet olan fikr-i küfrîsini mahvedecek ancak İsevî ruhânileridir ki, o ruhâniler din-i İsevînin hakikatini hakikat-i İslâmiye ile mezc ederek o kuvvetle onu dağıtacak, mânen öldürecek. Hattâ,
'Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelir, Hazret-i Mehdîye namazda iktida eder, tâbi olur.'(Buhari, Enbiya: 49; Müslim, İmân:244, 245, 247; İbn-i Mâce, Fiten: 33; Müsned, 2:336, 3:368)
diye rivayeti, bu ittifaka ve hakikat-i Kur'âniyenin metbuiyetine ve hâkimiyetine işaret eder."(2)
"Sizler on alameti görmedikçe hiçbir zaman Kıyamet kopmaz... Biri de İsa (as)'ın inmesi..."(3)
"Vallahi Meryem oğlu (Hz. İsa Aleyhisselam), Feccu'r-Ravha nam mevkide, hacc yapmak veya umre yapmak yahut da her ikisini de yapmak için icabet edecektir."(4)
"Kıyamet on alamet görülmedikçe kopmaz: Duman, Deccal, Dabbetu'l arz, Güneş'in batıdan doğması, İsa'nın yeryüzüne inmesi..."(5)
"Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Meryem oğlu İsa'nın adalet sahibi olarak inmesi yakındır..."(6)
"İsa inecek; emirleri: 'Haydi gel, bize namaz kıldır!' diyecek. Buna karşılık: 'Kiminiz kiminizin emiridir. Bu, Allah'ın bu ümmete bir lütfu keremidir.' diyecek."(7)
"Vallahi muhakkak ve muhakkak Meryem oğlu İsa inecek, hem adil bir hakem, adaletli bir hükümdar olarak inecek..."(8)
"İmamınız kendinizden olduğu halde, Meryem oğlu sizin içinize indiği zaman sizler nasıl olursunuz?"(9)
Risale-i Nurlardan vermiş olduğumuz bu ifadeler, burada zikredilen hadislerin kaynakları ve sair hadisler meseleyi kat’î bir surette ispat ediyor. İmam-ı Buharî ve Müslim gibi muhaddislerin eserlerinde geçen bu hadislere dil uzatmak ve kabul etmemek sapkınlıktan başka bir şey değildir. Bazı bid’at mezheplerinin bu gibi hadîsleri inkâr etmeleri ilmî açıdan bir şey ifade etmez. Mühim olan Ehl-i sünnet âlimlerinin ve muhaddislerinin bu hadisleri doğrulayıp kabul etmeleridir. Üstad Hazretleri de bu meseleyi kat’î bir dil ile kabul edip izah etmiştir.
Dipnotlar:
(1) bk. Tirmizi, Fiten: 62; Ebû Dâvud, Melâhim: 14; Müsned, 3:420, 4:226; el-Hâkim, el-Müstedrek, 4:529-530.
(2) bk. Şualar, Beşinci Şua.
(3) bk. Müslim, Kitabü-l Fiten: 39.
(4) bk. Müslim, Hacc: 216, 1252.
(5) bk. Rudani, Büyük Hadis Külliyatı, 5. cilt, s. 362.
(6) bk. [Buhari, Kitabü'l-Büyu': 102, Mezalim: 31, Enbiya 49; Müslim, İman: 242 (155); Ebu Davud, Melahim: 14 (4324); Tirmizi, Fiten: 54 (2234)].
(7) bk. Rudani, Büyük Hadis Külliyatı, 5. cilt, s. 380.
(8) bk. Sahih-i Müslim bi Şerhin-Nevevi, cilt 2, s.192; Kenzul Ummal, Kitabul-İman, Bab-ı Nüzul-i İsa İbn-i Meryem, 14/332.
(9) bk. Buhari, Enbiya 50, 3265, 3/1272; Müslim, İman: 71,155,1/136; Beyhaki, Esma ve Sıfat: 3265, 2/166.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Bediüzzaman bu hadislere iman ettiği için mi üzerine yorumlar yapıyor ve gerçek bir şahıs olarak değil de şahsı manevi olarak geleceğini iddia ediyor?