Tabiîn zamanında; âhir zamanın alametlerinden olan mehdi, süfyan gibi eşhası bekleme emeli hatta bazı ehl-i velâyetin “Onlar geçmiş.” demeleri çok garip gelmiyor mu?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bunun hikmetini cümlenin devamındaki izahlarda görüyoruz:

"İşte bu da kıyamet gibi, hikmet-i İlâhiye iktiza eder ki, vakitleri taayyün etmesin. Çünkü her zaman, her asır, kuvve-i mâneviyenin takviyesine medar olacak ve yeisten kurtaracak Mehdî mânâsına muhtaçtır. Bu mânâda her asrın bir hissesi bulunmak lâzımdır. Hem gaflet içinde fenalara uymamak ve lâkaytlıkta nefsin dizginini bırakmamak için, nifakın başına geçecek müthiş şahıslardan her asır çekinmeli ve korkmalı. Eğer tayin edilseydi, maslahat-ı irşad-ı umumî zayi olurdu."(1)

Resûl-i Ekrem Efendimiz (sav.), kendisi hayattayken Deccal’ın ortaya çıkması halinde, ona galip geleceğini ifade buyurmuş, ashabına ona direnmelerini ve uzak durmalarını tavsiye etmiştir:

“Eğer (Deccal) ben sizin aranızdayken çıkarsa, sizin adınıza ben ona galip gelirim. Şâyet ben aranızda yokken çıkarsa, herkes kendi başının çaresine baksın... Ey Allah'ın kulları ona karşı direnip sebat edin."(2)

"Deccalın çıktığını duyduğunuzda, mümkün mertebe ona yanaşmayın. Çünkü adam onu mü'min zannederek yanına gider, beraberinde biraz kalır, sonra ondaki şüphelerle ona tâbi olup tuzağına düşer."(3)

Resul-i Ekrem Efendimiz (asm), deccalin câzip fitnelerine aldanmamak ve bulaşmamak için, insanların evlerinde kalmalarını tavsiye etmiştir.

Resulullah Efendimiz (asm), kıyamet kopmadan önce gece karanlığı gibi fitneler olacağını, o vakit kişinin mü’min olarak sabaha erip kâfir olarak akşama kavuşacağını, birçok kimsenin azıcık dünyalık karşılığında dinlerini satacağını bildirmiştir. Sahabîler böyle bir zamâna ulaştıklarında, "Bize ne emredersiniz?" diye sorduklarında, "Evinizden çıkıp fitneye bulaşmayın." buyurmuştur.(4)

Peygamber Efendimiz (sav.) deccalın fitnesine karşı diğer peygamberlerin de ümmetlerini uyardığını şöyle ifade etmektedir:

"Şüphesiz ben sizi deccala karşı uyarıyorum. Hiçbir peygamber yoktur ki, gönderildiği kavmi ona karşı uyarmış olmasın. Nitekim Hz. Nuh da (as.) kavmini ona karşı uyarmıştı."(5)

"Resûl-i Ekrem (asm), bir sabah vakti deccali anlattı. Onu o derece alçalttı ve (fitnesini) o derece yükseltti ki, onu hurmalık içinde zannettik."(6)

Deccalin fitnesinden bizzat kendisi Allah'a sığınan Allah Resûlü(7) ümmetine, sıkça yaptığı şu duâyı öğretmişti:

"Mesihi'd-Deccal'in fitnesinden sana sığınırım."(8)

Ayrıca Peygamber Efendimiz (asm), namazın son teşehhüdünü bitirdikten sonra şu dört şeyin şerrinden Allah'a sığınmamızı da tavsiye etmiştir. Bu dört şey: Cehennem azabı, kabir azabı, hayat ve ölüm fitnesi ve Mesihü'd-Deccal'ın şerridir.(9)

(1) Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Üçüncü Dal.
(2) Müslim, Fiten: 20.
(3) Ebû Davud, Melahim: 14.
(4) Tirmizî, Fiten: 30.
(5) Ebû Davud, Sünne: 25; Tirmizî, Kitabü'l-Fiten: 56, 62.
(6) Müslim, Fiten: 110.
(7) Buharî, Fiten: 26; Müsned, II/201, 233; VI/139-140.
(8) Tirmizî, Daavat: 77.
(9) Müslim, Salât: 128.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...