“İbâdâtın bütün envâına müstaid bir fıtratta yaratıldığı için, bütün kemâlâtın tohumlarına câmi bir istidat verilmiştir.” cümlesini açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her bir varlığın, vazifesini eksiksiz yerine getirmesi onun ibâdetidir. Âzâlarından, hücrelerine, akıl ve kalbinden his dünyasına kadar her şey Allah’ın insana bir ihsanıdır. Bunların her birinin kendine mahsus ayrı ibâdeti vardır. İnsan bunları yerinde kullanmakla onların ibâdetlerine iştirak etmiş olur. Meselâ, gözün görmesi onun ibâdetidir. İnsanın bu gözle Kur’ân okuması, o ibâdeti kemâle erdirir. Çekirdek hükmündeki o fıtrî ibâdet, büyük bir ağaca inkılab etmiş olur.

Diğer taraftan, Allah’a ibâdet konusunda insanın mahiyeti çok câmi’dir; ibâdetin bütün nevilerini yapacak bir istidada sahiptir. Melekler bu noktada insana yetişemezler.

Melekler gibi, insan da İlâhî eserleri tefekkür eder, Rabbine secde eder, her emrini yerine getirir. Ama insanın yapıp da meleklerin yapamadığı birçok ibâdet vardır. Meselâ, oruç tutmak, zekât vermek, İslâm’ın hükümlerine göre ticaret yapmak, İslâm’ın harp hukukuna riâyet etmek, aile yuvasını İslâm’ın esaslarına göre kurmak, çocuklarına Kur’ân ahlâkını benimsetmek gibi nice ibâdetler vardır ki, bunlar melekler için söz konusu değildir.

Dokuzuncu Söz’de şöyle buyrulur:

“Namaz dahi, bütün ibâdâtınenvâını şamil bir fihriste-i nuraniyedir ve bütün esnâf-ı mahlûkatın elvân-ı ibâdetlerine işaret eden bir harita-i kudsiyedir.”

“Bütün ibâdâtın envâı” ifadesi, bir cihetiyle, meleklerin muhtelif ibâdetlerini hatırlatır. Meleklerin bir kısmı daima kıyamda, bir kısmı daima rükûda, bir kısmı ise her an secde halindedirler. İnsan, namaz kıldığında bu üç nev’i ibâdeti de yapmış olur. Bir kısım melekler de mahlûkatın ibâdetlerini temsil ederler. Mahlûkatı tefekkür eden bir mü’min de bir bakıma o melekleri hatırlatmaktadır.

Diğer taraftan, namazda oruç, hac ve zekât ibâdetlerinin de küçük birer misâli vardır. Kıbleye müteveccih olmak haccı hatırlatır, namaz boyunca yiyip içmemek bir nevi oruç tutmaktır. Namazda elbisenin yıpranması malî bir ibâdet olan zekâtı temsil eder, namaza ayrılan vakit de o günün zekâtı gibidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...