Block title
Block content

"İhlâs ve rıza-yı İlâhî yolunda zerre, yıldız gibi olur. Vesilenin mahiyetine bakılmaz, neticesine bakılır. Madem neticesi rıza-yı İlâhîdir ve mayası ihlâstır; o küçük değildir, büyüktür." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah rızası için yapılan amelin azıcığı, Allah için yapılmayan amelin çoğundan daha değerli ve faziletlidir. Allah amelin kemiyetine -zahiri büyüklüğüne- değil keyfiyetine -manevi değerine- bakıyor. Yani amel ihlaslı ise sonsuz bir değer kazanırken başka amaç ve çıkarlar için yapılmış ise bir paçavradan ibaret kalıyor.

"Müminin niyeti amelinden daha hayırlıdır."(1)

hadisi de bu inceliğe işaret ediyor. Niyetin içine Allah’ın rızasından başka şeyler sızarsa o amel değersizleşiyor. İhlas maya, amel ise bu maya ile değer kazanan safi bir süt gibidir.

Bu durumda malı, gücü, makamı olmayan birisinin "Ben nasıl sevap kazanacağım?" diye hayıflanmaya hakkı kalmıyor. Çünkü Allah (c.c) azıcık ihlaslı ameli çok olan ihlassız amelden daha değerli görüyor. Tabiri yerinde ise Allah’ı razı etmek çok kolay ve masrafsız bir iştir. Yeter ki niyetimiz sağlam ve ihlaslı olsun.

Üstadımız bu konuyu,

"Ey sevaba hırslı ve a’mâl-i uhreviyeye kanaatsiz insan! Bazı peygamberler gelmişler ki, mahdut birkaç kişiden başka ittibâ edenler olmadığı halde, yine o peygamberlik vazife-i kudsiyesinin hadsiz ücretini almışlar. Demek hüner, kesret-i etbâ’ ile değildir."(2)

cümlesiyle çok güzel bir şekilde özetlemiş oluyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Mecmuu'z-Zevaid, I, 61, 109.
(2) bk. Lem'alar, Yirminci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 125
Word indir Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...