"Sahil-i selamet olan Dârüsselâma Ümmet-i Muhammedi'yeyi (a.s.m.) çıkaran bir Sefine-i Rabbaniyede çalışan hademeleriz." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"İşte, ey Risale-i Nur şâkirtleri ve Kur'ân'ın hizmetkârları! Sizler ve bizler öyle bir insân-ı kâmil ismine lâyık bir şahs-ı mânevînin âzâlarıyız. Ve hayat-ı ebediye içindeki sâadet-i ebediyeyi netice veren bir fabrikanın çarkları hükmündeyiz. Ve sâhil-i selâmet olan Dârüsselâma Ümmet-i Muhammedi'yeyi (a.s.m.) çıkaran bir Sefine-i Rabbâniyede çalışan hademeleriz." (Lem'alar, Yirmi Birinci Lem'a.)
Yukarıdaki paragrafta yer alan fabrika, insân-ı kâmil, sefine gibi ifadeler, manevi manada kullanılmıştır. Nasıl ki, bir fabrikada, küçük büyük her çark, vazifesini yaparak mahsulatı netice veriyorsa, aynı şeklide iman ve Kur’ân hizmeti yapanların da aynı uyum içinde hareket etmeleri gerekiyor.
Diğer taraftan, yine bir gemideki çalışma esasları ve çalışanların durumları nazara verilerek, "İslam’a hizmet edenlerin de kendilerini manevi bir gemide, İslam ümmetini sahil-i selamete çıkarmaya çalışanlar olarak görmeli ve o şuurla çalışmalıdır." mesajı verilmektedir.
Bu gemi, Peygamber Efendimiz (asm)'in rehberliğinde hareket eden ve Allah'ın maddi ve manevi terbiyesinden geçmiş bir gemidir.
Bu atıflar, hizmete ciddiyet kazandıran misallerdir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Tesekkur ediyorum, lakin ben burada Rabbani tabirini anlamak istemistim... Mesela neden Sefine-i Ribbiyyun degil de Rabbaniye? Tasavvuftaki seyr minallah tabiri ile irtibati var mi? Esas bunu merak ediyorum...
Rab: Cenâb-ı Hakk'ın isimlerinden biridir. Terbiye eden anlamındadır. Cümledeki karşılığı ise: "İnsanın terbiyesinden geçen gemilere karşılık, dünya da Allah'ın terbiyesinden geçmiş bir gemidir." anlamında kullanılmıştır.
Dârüsselâma manasını izah edermisiniz?
Bir gemide mürettebatın konuştuğu şeyler ile yolcuların konuştukları şeyler farklıdır.
Yolcular her istediği zaman istirahat eder. Ama mürettebat öyle yapamaz. Vazifeli olduğunu unutamaz.
Malumdur ki gemiyi yolcular batırmaz, mürettebat batırır