"İhya-yı nev’, ihya-yı fert gibidir." ifadesi ne demektir, açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İhya-yı nev’, ihya-yı fert gibidir."

"Mevt-âlûd bir nevm ile kışta uyuşmuş bir sinek, nasıl onun ihyası kudrete ağır gelmez. Şu dünyanın mevti de ihyası da öyledir. Bütün zîruh ihyası onda fazla nazlanmaz."(1)

Bir bedene hayat vermekle trilyonlarca bedene hayat vermek, sonsuz ve zâtî bir kudret açısından aynı kolaylıktadır.

Bir insanı yaratmakla sayısız insanı yaratmak arasında da ilahî kudret açısından hiçbir fark yoktur.

Bir çiçeği yaratmakla bir baharı halk etmek arasında da Allah açısından hiçbir zorluk söz konusu değildir.

Allah’ın kudreti karşısında az-çok, büyük-küçük, her şey hepsi müsavidir. Bu manayı akla yaklaştırmak için Üstad Hazretleri altı tane temsil zikreder, biz bir tanesini burada numune olarak verelim:

Üçüncü Temsil: 'Muvazene' sırrıdır. Mesela, hakiki ve hassas ve çok büyük bir mizan bulunsa; iki gözünde iki güneş veya iki yıldız veya iki dağ veya iki yumurta veya iki zerre herhangisi bulunursa bulunsun, sarf olunacak aynı kuvvet ile o hassas azîm terazinin bir gözü göğe, biri zemine inebilir.”(2)

Sarf olunacak aynı kuvvetle, güneş de göğe çıkarılabiliyor, zerre de. İkisi arasında bir kolaylık veya zorluk yoktur.

Güneş de yıldız da zerre de mümkünattandır. Mümkünün tarifi “olup olmaması müsavi” şekindedir. Yani mümkünün iki tarafı “olmak ve olmamak”tır ve misâldeki terazi bu hakikate işarettir.

Allah, bir mümkünün varlık sahasına çıkmasını dilediğinde sonsuz kudretiyle onu hemen yaratır. Bu dileme ve yaratma âyet-i kerîmede “kün” (ol) emri şeklinde nazara verilmiştir. Kün emrini alan şeyin güneş olmasıyla, zerre olmasının farkı yoktur. Allah, her ikisini de aynı kolaylıkla vücut sahasına çıkarır. Bu ise, misâldeki terazinin varlık gözünün göğe çıkması, yokluk gözünün yere inmesi demektir.

“Fazla nazlanamaz” ifadesi de bu kolaylığa işaret ediyor. Yani çokluk ve kemiyetle alâkalı fazlalık gibi durumlar asla ve kat’a İlahî kudreti zorlayamaz ve çıkaramaz demektir.

Öldükten sonra dirilmeye ve hesap gününe inanmak farzdır. Haşrin bu kısmının inkâr edilmesi, iman açısından mümkün değildir.

İnsanlar öldüklerinde ruhları bedenlerden ayrılacak, haşirle yeniden ruh-beden birlikteliği tahakkuk edecek ve bu beraberlik ebediyen devam edecektir.

"Sizin yaratılmanız da diriltilmeniz de tek bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir..." (Lokman, 31/28).

"Şimdi bak Allah'ın rahmet eserlerine: Yeryüzünü ölümünün ardından nasıl diriltiyor. Bunu yapan, elbette ölüleri de öylece diriltecektir. O her şeye hakkıyla kadirdir." (Rum, 30/50).

Bu ayetler, bütün canlıların diriltilmelerini, bir tek canlının diriltilmesi kolaylığında olacağını ifade ediyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Lemeât.
(2) bk. age., Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksat.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Tüm insanları yaratmak, bir insan yaratmak kadar kolaydır. (Video)

- Nuraniyet sırrı, şeffafiyet sırrı, muvazene sırrı, intizam ve imtisal sırlarını açıklar mısınız?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Bayburt
ifadeyi çok güzel açıklamışsınız biraz daha detaylı olsa daha çok memnun olurduk..teşekkürler diğer 6 noktayıda çok merak ediyorum..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...