Block title
Block content

Nuraniyet sırrı, şeffafiyet sırrı, muvazene sırrı, intizam ve imtisal sırlarını açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah'ın kudreti karşısında az-çok, büyük-küçük, ağır-hafif, uzun-kısa gibi şeylerin hepsi eşittir. Çok, az gibi; büyük, küçük gibidir. Onun kudretine, bu sayılan arıza ve engeller zorluk ve müşkilat çıkaramaz Hepsi kudretin nazarında müsavi ve aynıdır. Bu manayı akla yaklaştırmak için Üstat, altı tane temsili zikreder.

Birinci temsil: Şeffafiyet sırrıdır: Güneşin zatının bir küçük modelini ve sıfatlarını içinde barından tecellisi ve yansıması, denizin yüzünde de görünür. Küçük bir damlanın içinde de görünür. Büyük, küçük onun için fark etmez. Güneş, deniz büyüktür diye ona fazla ışık ve yansıma göndermez, ona ayrı bir çaba sarf etmez.  Damla ile deniz şeffaf, yani parlak olmasından, güneşin yansımasını kabul edip, ikisi de gösterirler.

Fark, büyüklük ve küçüklüktedir. Güneş için,  kendini o parlak yüzeyde göstermek açısından büyüklük ve küçüklük deniz ile damla olması önem arz etmez, ikisi de aynıdır. Denizde görünmesi ile damlada görünmesi güneş açısından eşittir.

Aynen bu güneş misalindeki gibi Allah'ın, kudreti nazarında büyük bir yıldız ile küçük bir atom eşittir. Onun kudretine yıldız ağır gelmez, atom ile aynıdır. Ağırlık ve hafiflik derecesi onun kudretinde yoktur. Kainatın bütünü ile, bir parçasının yaratılmasında kudret açısından bir fark bir zorlanma yoktur.

İkinci temsil: Mukabele sırrıdır: İnsanlardan oluşan büyük bir daire ve halka düşünelim. Bu daire ve halkanın merkezinde de bir adam farz edelim. Elinde de bir mum olsun. Etrafında halka ve daire çizmiş olan insanların elinde de birer ayna varsayalım. Merkezdeki adamın mum ile verdiği ışık nasıl etrafındaki her bir aynada bölünmeden parçalanmadan ve zahmetsiz olarak görünür ve tecelli eder. Zira hepsi merkezin tam karşısında ve konumları hep aynı olmasından merkeze olan nispetleri eşit ve aynıdır.

Aynen bu misaldeki gibi Allah’ın, kudreti merkezde gibi bütün mahlukat ise ona nispeten aynı bir konumda durmasından ve mukabil bir yerde olmasından, mahlukatın büyük ve küçük, ağır ve hafif durumları onun kudretine zorluk çıkarmaz engel teşkil etmez. Bir ile bin, eşit hükmünde olur.

Üçüncü temsil: Muvazene sırrıdır: Çok büyük ve hassas bir terazi düşünelim. İki kefesi var. Bu kefeler dağı da tartar, küçük bir atom zerreciğini de tartar bir mahiyettedir. Önce terazinin iki kefesine aynı ağırlıkta iki dağı koysak, ikisi eşit olduktan sonra küçük bir dokunmakla dağın biri göğe, diğeri zemine iner. Sonra o çok hassas kefelere atom zerrelerini koysak, terazi yine dengede olur ve dağa sarf ettiğimiz aynı küçük dokunuşu bu kez de atomlara yapsak, aynı dağdaki gibi biri göğe diğeri zemine iner. Denge ve terazi sırrı ile aynı dokunuşla dağ ile atom eşitlendi. Dağa daha fazla güç kullanmaya ihtiyaç yoktur. İkisi de müsavidir. 

Aynen bu misaldeki gibi bütün mahlukat büyük-küçük, ağır-hafif fark etmeden mümkinat terazisindedir. Yani var olmak terazinin bir kefesi; yoklukta kalmak ise terazinin diğer kefesidir. Kudret ise bu dengeyi bozan bir dokunuş hükmündedir. Mesela bir dağ, var ve yok olma noktasında eşittir. Bir dokunuşla varlık sahasına çıkar. Bir atom zerreciği de aynı dağ gibi varlık ve yokluk dengesinde bir dokunuşla varlık kazanır. İkisi de eşittir kudret nazarında. İkisi de bir dokunmak ile var olur.

Dördüncü temsil: İntizam sırrıdır. Bir usta, büyük ve gerçek bir gemi ile oyuncak bir gemi yapsa ve ikisini de intizam ve sistem ile kolay çalışır bir vaziyete soksa, yani ikisi de bir düğme ile çalışsa, ikisinin de çalışıp hareket etmesi tek dokunuşla olur. Büyük, küçük, gerçek, oyuncak durumu hiç fark etmiyor. Bir çocuk bu intizam sırrı ile koca bir gemiyi de bir düğmeye dokunmak ile çalıştırır, küçük bir oyuncak gemiyi de aynı dokunmak ile çalıştırır.

Aynen bu misaldeki gibi Allah kainattaki her şeyin plan ve projesini kader levhası olarak tasarladı ve yaratma kıvamına soktu. Aynen misaldeki gibi bir dokunmak ile çalışan gemi vaziyetine getirdi. Kudret ise görünmeyen mürekkeble yazılmış yazının üstüne az bir dokunuşla görünmesi gibi, bu tasarlanmış intizamı ve kurulmuş eşyaya bir dokunuşla varlık sahasına çıkarıyor. Büyük ve küçük, ağır ve hafif bu intizam sırrından dolayı Allah'ın kudreti nazarında fark etmiyor.

Beşinci temsil: Tecerrüd sırrıdır. Bir sınıftan, bir mahiyetten olan şeyler kendi aralarında birbirlerine hükmedip kolay iş göremez. Ama bu sınıf ve mahiyetten soyut ve bir üst makam ve mevkide olan başka bir  mahiyet, kendi altındaki şeyleri kolay ve rahat tedbir edip yönetebilir. Mesela rütbeleri aynı ve sınıfları bir olan erler kendi aralarında birbirlerine intizam vermesi çok zor ve müşkildir. Ama bu sınıftan ve rütbeden olmayan bir uzman çavuş onları rahat ve kolayca idare eder. Bir er ile yüz er fark etmez. O alt sınıfın zorluklarından o uzman çavuş soyutlanmıştır. Cılız ve zayıf bir er ile kuvvetli ve iriyarı bir er, komutanı karşısında eşittir. Zira ikisinin de sınıf ve mahiyeti aynıdır. 

Aynen bunun gibi Allah'ın kudreti bütün mahlukatın cinsi ve mahiyetinden mücerred ve münezzeh olmasından, onların üstünde ve onların sınıfından olmamasından, mahlukatın kendi içindeki kayıt ve arızalar büyük küçük, ağır hafif gibi durumlar Allah'ın zati kudretine engel ve zorluk çıkaramazlar. Bir hamsi ile bir balina, ikisi de aynı sınıf ve mahiyette olmasından Allah'ın kudreti karşısında aynıdırlar.

Altıncı temsil: İtaat sırrıdır. Bir orduda bütün askerler komutanına tam bir itaat içinde olmasından dolayı, bir emir ile bir asker de harekete geçer, bin asker de harekete geçer. Ağızdan çıkan komut hepsine aynıdır. Komutan bin askeri bir tarafa alsa, bir askeri de beri tarafa alsa, bir komut verse, o komut bir askeri de harekete geçirir, aynı komut bin askeri de harekete geçirir. Zira itaat sırrı her ikisi için de aynıdır. Bin asker için ayrı ve daha güçlü bir komuta ihtiyaç yoktur. 

Aynen bunun gibi, mahlukatta her şey Allah’ın kudretine karşı tam bir itaat ve inkiyat içinde olmasından dolayı, bir ile bin onun kudretine aynıdır. Güneş büyüklüğüne güvenip itaat zincirinden çıkamaz; zerre küçüklüğü ile kudretin nazarından saklanamaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

murat87
anladığım kadarıyla; nuraniyet ve şeffafiyetin farkı anlatılmamış.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)

Şeffafiyet; ışığa mukabil olan varıkta aranan bir özellik iken; nuraniyet ise, ışığı verende buluması gereken bir özelliktir. Yanir biri ustada, diğeri de eserde bulunan iki özelliktir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
murat87
çok teşekkür ederim.Allah ebeden razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...