"İkinci temsil: Mukabele sırrıdır." Temsili devamıyla birlikte detaylıca açar mısınız? Sanki şeffafiyet misâlindeki güneş ile mukabele misâlindeki adam aynı vazifeyi görüyor ve etraflarındaki şeylere aksediyorlar. Aradaki farkı izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Konunun devamı şöyledir:

"Meselâ: Zîhayat ferdlerden (yani insanlardan) terekküb eden bir daire-i azîmenin nokta-i merkeziyesindeki ferdin elinde bir mum ve daire-i muhitteki ferdlerin ellerinde de birer âyine farzedilse; nokta-i merkeziyenin muhit âyinelerine verdiği feyiz ve cilve-i aks, müzahametsiz, tecezzisiz, tenakussuz, nisbeti birdir."(1)

Her iki temsil arasında büyük benzerlik vardır. Aradaki tek fark, şahısların ellerindeki aynaların muma mukabil tutulmasıdır. Yani birincisinde feyiz verme, ikincisinde ise “feyiz alma” esastır. Her ne kadar, “nokta-i merkeziyenin muhit âyinelerine verdiği feyiz” ifadesi, güneşin feyz vermesiyle aynı gibi görünse de bu temsilin “mukabele sırrı” olmasından hareketle burada esas olanın “feyiz alma” olduğu anlaşılıyor. Yani bir ayna da binlerce ayna da kendilerini güneşe mukabil tutsalar hepsi aynı feyzi birlikte alırlar, yer darlığı olmaz. Güneş de feyzini bunların tamamına aynı kolaylıkla verir.

Bu temsillerin tümünde esas olan, “az ile çoğun, bir ile binin fark etmediği”dir. Bu iki temsilde aynı hakikate iki ayrı yönden baktırılmıştır.

Üstad Hazretleri, dersin sonunda, mahlûkat âleminden verilen bu temsillerin mizanıyla o kudretin tartılamayacağına bilhassa dikkat çekiyor. Kendi ifadesiyle:

“Şu altı sırrın küçük mizanlarıyla o kudret tartılmaz ve münasebete giremez. Yalnız fehme takrib ve istib’adı izale için zikredilir.”(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz.
(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...