İnsan iman şerefinden mahrum olarak yaşasa hiç hükmünde oluyor. Ama imanla Rabbine intisap etse, ahsen-i takvim kıymetini alıyor. Bu nasıl oluyor, açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’an bütün kâinatı aydınlatan bir güneş gibidir. İman ile intisap etmek ise kalp aynasını o güneşe çevirmek, onun ziyaından böylece istifade etmektir. İnkâr ve enaniyet ise kâinatı ve ondaki hadiseleri küçük kafa feneri hükmünde olan akıl ile açıklama gayretidir.

Evet, Güneş ile fener nasıl kıyasa gelmez ise, Kur’an ile akıl da aynı şekilde kıyasa gelmez. Akıl ve enaniyeti bırakıp her şeyi aydınlatan Güneş'in ışığına intisap etmek gerekir.

Uzaktaki dostlarımızla konuşmamız için telefon şebekesine ihtiyaç vardır. Bu şebekeden istifade etmek için de cüz’î bir ücretle abone olmak gerekir. Ondan sonra istediğimiz kişilerle rahatlıkla görüşebiliriz. Şayet devletin şebekesine meydan okuyup, "Ben kendi şebekem ile görüşürüm, abone olmam." dersek, bütün yeryüzünü kuşatacak birçok ağ kurmamız icap edecektir ki, bunu da yapmamız mümkün değildir.

Aynı şekilde, insan, Kur’an’ı bırakıp, kendi sönük aklına güvenerek, Allah’a intisap etmezse, zifiri bir karanlık içinde kalır ve hiçbir şeyin hakikatini idrak edemez. İnsanın, mahiyetindeki sayısız cihazları inkişaf ettirip, ahsen-i takvime çıkması bu intisaba bağlanmıştır. Kim Kur’an’dan intisabını keserse, helakete düşer.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...