"Madde ise, hem fâniye, hem zâile, hem muvakkat bir hayat-ı hayvanî olduğundan, kıymeti hiç hükmündedir." cümlesinde geçen “muvakkat bir hayat-ı hayvanî” ifadesini nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Risalelerde insanın “nebatî, hayvanî ve insanî” olmak üzere üç ayrı cihetinin olduğu nazara verilir. Bir risalede ise bu üç cihete bir dördüncü olarak “imanî” cihet ilave edilir.

İnsanın nebatî ciheti, bitkilerle müşterek olduğu hususlardır. İnsanın bedeni de bir çekirdeğin toprağa atılması gibi ana rahmine atılır. Orada rahim duvarına tutunarak büyümesini sürdürür. Bu dönemde bedene henüz ruh gelmediğinden ilk aylardaki büyümesi bitkilerle çok benzerlik gösterir. Ruhun ilka edilmesinden sonra insana, bitki hayatına ilave olarak, hayvanî hayat da ihsan edilmiş olur.

İnsanın hayvanlarla müşterek cihetleri, yemesi, içmesi, görmesi, işitmesi, yürümesi, hayvanlara benzer şekilde çoğalmasıdır.

İnsanlık akılla başlar. Düşünme, fikir yürütme, delilleri bir araya getirerek hüküm çıkarma, kâinattaki varlıkların faydalarını araştırma gibi meziyetler hiçbir hayvanda bulunmaz.

Bu düşünme nimeti, yerinde kullanılırsa, insanı imana ulaştırır. Üstad hazretleri bir risalesinde “İnsaniyet-i Kübra olan İslâmiyet” ifadesini kullanıyor. Bu risalenin bir dersinde de insaniyetin iman ile insaniyet olduğunu beyan ediyor. İmandan mahrum bir insaniyet, âyet-i kerîmede de beyan edildiği gibi, sahibini hayvandan çok daha aşağılara düşürebilir.

“Muvakkat bir hayat-ı hayvanî” ifadesi, insanın hayvanlarla müşterek olan cihetinin geçici olduğunu, dünyadan alacağı zevk ve lezzetlerin ölümle son bulacağını ders verir. İnsan, nebatî ve hayvanî cihetlerinin ötesine geçerek insanlık şerefine kavuştuğu ve bu büyük sermayeyi yerinde kullandığı takdirde, hayatı sadece bu geçici dünya hayatına münhasır kalmaz. Bu kısa dünya hayatıyla ebedî bir âhiret saadetini kazanabilir.

Yediğimiz gıdaların bir süre sonra ortadan kaybolmaları, öğrendiğimiz şeylerin ise devam etmeleri, insanın hayvanî cihetinin muvakkat olduğunu, ruhuna mal ettiği güzellik ve kemâlâtın ise devamlı olduğunu göstermektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

drerkan

Madem dünya hayatı ve cismânî yaşayış ve hayvânî hayat böyledir. Hayvâniyetten çık, cismâniyeti bırak, kalb ve ruhun derece-i hayatına gir. Tevehhüm ettiğin geniş dünyadan daha geniş bir daire-i hayat, bir âlem-i nur bulursun. İşte o âlemin anahtarı, marifetullah ve vahdâniyet sırlarını ifade eden Lâ ilâhe illâllah kelime-i kudsiyesiyle kalbi söylettirmek, ruhu işlettirmektir.
Mesnevi-i Nuriye | Zühre | 149

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...