"İnsanın yüzü kesrete, fenaya ve dünyaya bakan bir mahluk" olmasını açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kâinat ağacının meyvesi olan insanın bütün âlemlerle alakası vardır. Ciğeriyle havaya bağlanmış; ayakları yerçekimiyle yere raptedilmiştir; gözleri, güneşle irtibat hâlindedir. Kendisini kuşatan ve hizmetine koşan bütün varlıkları da aklıyla tanımakta, bilmekte, onları incelemekte ve onlardan istifade yollarını aramaktadır. Bu yaratılışıyla insan, “yüzü kesrete, fenaya ve dünyaya bakan bir mahluk”tur.

Ancak, bu dünya imtihanında insan, kesrette boğulmayıp vahdete ermekle; fani eşyada kaybolmayıp bekaya teveccüh etmekle ve dünyaya aldanmayıp âhiretine hazırlık yapmakla mükelleftir.

Kesret, çokluk demektir. Mesela, buğdaydan zeytine, sütten bala, elmadan hurmaya kadar bütün rızıklar kesreti ifade eder. Bunların tümünün rızık olmada birleşmeleri ve bir Rezzak’ın eseri ve ikramı olmaları ise vahdettir. Bir damla suyu yaratan kim ise bütün rızık âlemini yaratan da odur.

İnsan, yüzünü yani “alakasını, sevgisini, merakını, arzusunu” sadece rızıklarda dolaştırır Rezzak’ı hiç düşünmezse kesrette boğulmuş olur.

İnsanın maddi yüzü ve gözü, madde âlemine bakarken, akıl ve kalbi de o mucize eserleri ve o Rabbani ikramları yaratan bir Hâlık’ın, bir Mâlik’in, bir Rabb’in bulunduğunu bilmek, ona inanmak ve ona şükretmekle vazifelidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...