"İptal-i dava-yı Nebide, büleğa-yı muanidîn, hasidin için iki yol vardı..." Birinci yolda başarılı olamayan yani fikren galip olamayan niye kaba kuvvete başvuruyor?
Değerli Kardeşimiz;
"Üçüncü Tarik: İptal-i dava-yı Nebide, büleğâ-yı muânidîn, hasidin için iki yol vardı.
Birincisi: Sehl, selîm; eğer mümkün olsa idi اَلْمُعَارَضَةُ بِالْحُرُوفِ lisân kullanmak.
İkinci Yol: Akıbeti meşkuk, belâları çok, hem uzun, hem tehlikeli. O da مُقَارَعَةٌ بِالسُّيوُفِ yani kılınç kullanmak." (Şuâât)
Efendimiz (asm)'ın peygamberlik davasında elbette karşısına dikilen, çok inatçı ve kıskanç insanlar olmuştur. Bunların en çok güvendikleri kemalatları da şiir, hitabet, belagat gibi değerlerdir. İşte Kur'an tam bu damarlarına dokundurarak şöyle meydan okudu:
"Eğer bu Kur'anı Peygamberin (asm) yazdığına dair bir şüpheniz varsa işte meydan; bu kitabın benzerini ümmi olup okuma yazması olmayan birisinden benzer yapınız. Ortaya çıkan olmayınca, âlim, beliğ ve şair adama yaptırın. Bunda da ortaya çıkan olmayınca bütün âlimlerinizi çağırın gelsinler ve Kur'anın benzerini yapsınlar. Yine ortada görünen bir iki kısık sesten başka olmadı. Bundan sonra on suresine, hadi bir tek sureye, hadi manayı geçtik sadece belagatına dair benzer bir eser yapsın. Yine ortaya çıkan olmadı ve fikren galip gelemediler.
Fikren galip olamayan bir kişinin önünde iki seçenek var. Ya insafa ve vicdana gelip doğruyu kabul ve tasdik etmek ya da nefsine ve inadına yenilip düşmanca bir tavra girmektir. Ya da elinde kullanacağı bir şey kalmayınca kılıç kullanıp kavga ve şiddete başvurarak galip gelmeye çalışmaktır.
Bir kimse kavgaya ve düşmanlığa başlamışsa ilmi ve fikri yolların bittiği ve tükendiği anlamına gelir. Fikir yolu tükenmeden kimse daha riskli olan kavga yoluna tevessül etmez. Bu aynı zamanda karşı tarafın haklı ve hak üzerine gittiğinin bir vesikası olmuş oluyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü