"Mu’cize, dava-yı nübüvvetin ispatı için, münkirleri ikna etmek içindir, icbar için değildir. Öyle ise, dava-yı nübüvveti işitenler için, ikna edecek bir derecede mu’cize göstermek lazımdır..." Üçüncü Noktayı icmali olarak izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Mu’cize, dava-yı nübüvvetin ispatı için, münkirleri ikna etmek içindir, icbar için değildir. Öyle ise, dava-yı nübüvveti işitenler için, ikna edecek bir derecede mu’cize göstermek lazımdır. Sair taraflara göstermek veyahut icbar derecesinde bir bedâhetle izhar etmek, Hakîm-i Zülcelâlin hikmetine münâfi olduğu gibi, sırr-ı teklife dahi muhaliftir." (Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, Şakk-ı Kamer Mucizesine Dairdir)

Burada “Hakîm-i Zülcelâl’in hikmetine münafî” ve “sırr-ı teklife dahi muhalif” olduğu üzerinde duruluyor ve şu tahlil yapılıyor:

Eğer bu mucize bir iki saat devam etse ve bütün tarihlere geçseydi ya aklı icbar edecek ve herkes tasdike mecbur kalacaktı. Bu ise “Akla kapı açmak, ihtiyarı elinden almamak sırr-ı teklif iktiza ediyor.” hakikatine zıt olurdu. Veya Peygamber Efendimizin (asm) mucizesiyle alakası olmayan bir sema hadisesi olarak kabul edilecekti. Her iki halde de hikmet tahakkuk etmemiş olacaktı.

Dersin başında buyurulduğu gibi, “Öyle ise dava-yı nübüvveti işitenler için, ikna edecek bir derecede mucize göstermek lzımdır.”

Nitekim bu mucize de böylece icra edilmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...